Türkiye her zaman Bosna’nın yanında oldu

Balkanlardan Haberler
İçeriği Paylaş

Bosna Hersek’te, 12 Ekim’de yapılan devlet başkanlığı ve parlamento seçimlerinde yeniden Üçlü Devlet Başkanlığı Konseyi’nin Boşnak üyeliğine seçilen Demokratik Eylem Partisi (SDA) Genel Başkan Yardımcısı Bakir İzzetbegoviç, seçimlerin ardından AA’ya verdiği ilk röportajında, seçim sonuçlarında hükümet kurma çalışmalarına, yeni hükümetin hedeflerinde Bosna Hersek-Türkiye ilişkilerine birçok konuda açıklamada bulundu.

Parti olarak, ülkedeki genel durum, medyanın konumu ve olumsuz seçim kampanyalarına karşı sürdürdükleri mücadele göz önüne alındığında büyük bir zafer elde ettiklerini belirten İzzetbegoviç, “SDA, birçok açıdan Bosna Hersek’in ilkler partisidir. Hem ilk kurulan parti hem de tarihi hizmetler açısından da ilk partidir” dedi.

İzzetbegoviç, Bosna Hersek’teki seçmenlerin geçmişte farklı alternatiflere yöneldiklerini belirterek, “Son sekiz yıl içerisinde bu alternatifleri denediler. Bu süre içerisinde, reformların uygulanmasında bir kilitlenme, ekonomik anlamda da gerileme yaşandı. Şimdi halk, yeniden SDA’ya dönüyor” ifadesini kullandı.

Sekiz yıllık süre zarfında SDA’nın devletin yapılarında bastırıldığını, yer aldığı koalisyonlarda ikinci, hatta üçüncü parti konumunda olduğunu anlatan İzzetbegoviç, “Ancak SDA’nın bulunduğu konumdan ülkenin çıkarlarını savunduğu, Bosna Hersek için zararlı kanunların çıkarılmasına engel olduğu ve ülkeye yatırım çekme konusunda başarılı olduğu aşikardır” dedi.

İzzetbegoviç, halkın yeniden SDA’ya dayanma vakti geldiğine inandığını vurgulayarak, özellikle başkent Saraybosna’da, şehirdeki atmosfer, protestolar, yakıp yıkmalar göz önüne alındığında, SDA’nın başarısının muhteşem olduğuna dikkati çekti.

SIRBİSTAN ÖRNEĞİ

Seçimlerin ardından önlerinde bir olgunlaşma süreci olduğuna inandığını belirten İzzetbegoviç, bu sürecin daha önce Sırbistan’da yaşanan sürece benzer bir durum olacağını söyledi.

İzzetbegoviç, bundan 15 ila 20 yıl önce de Sırbistan’ı yöneten isimlerin, zaman içerisinde değişerek, Sırbistan’ın çıkarına, ülkeyi daha iyi konuma getirecek işler yaptıklarını anımsattı.

Benzer şeylerin şimdi Bosna Hersek’te yaşanacağına inandığını ifade eden İzzetbegoviç, “Kısır bir döngü içinde geçirdiğimiz bu zaman, kenara atılmış bir zaman değildir. Çünkü, bu zaman dilimi içerisinde ‘neyin olamayacağını’ gördük. Tüm bunlardan, nasıl başarabileceğimiz, nelerin olabileceği sonucunu çıkarabiliriz. Uzlaşmaya, dağılmaya değil bütünleşmeye hazır olmalıyız. Geri adımlar atılmayacak, yeni entiteler, bölünmeler olmayacak. Şimdi ülkedeki her insanın faydasına olacak işler yapma zamanıdır. Bu kez, koalisyonların oluşması konusunda daha hızlı hareket edileceğini düşünüyorum” şeklinde konuştu.

Bir soru üzerine, SDA’nın gerek devlet gerekse entite ve kanton düzeyindeki başbakan adaylarının henüz belli olmadığını aktaran İzzetbegoviç, “SDA hem genç hem de tecrübeli kadro bakımından kaliteli isimlere sahip. Bize düşen bunların arasından en iyisini seçmek” ifadesini kullandı.

İzzetbegoviç, SDA’nın hem devlet hem entite hem de bir çok kantonda lider pozisyonda olacağını düşündüğünü vurgulayarak, “Tabi ki diğer partilerin birleşip SDA’yı saf dışında bırakma ihtimali de bulunuyor. Ancak bu, son derece tehlikeli bir macera olurdu. SDA, ülkedeki politik yaşamın omurgası olan, bu ülke için en temel işleri gerçekleştiren bir parti. Bu konuda adım atmayı düşünenler, zamanında durmalı ve halkın tercihine saygı göstermelidir” şeklinde konuştu.

“SDA’NIN ÖNCELİĞİ AVRUPA-ATLANTİK ENTEGRASYON”

SDA’nın birincil önceliğinin özellikle uzun süredir kilitlenmiş durumda olan Avrupa-Atlantik entegrasyon süreci olacağını söyleyen İzzetbegoviç, “Önceliğimiz Avrupa Birliği (AB) ve NATO üyelikleri sürecinde ilerleme kaydetmek” dedi.

Ekonomi ile siyasetin birbirine bağlı alanlar olduğuna işaret eden İzzetbegoviç, “Ekonomi ile siyaset, birbirini daha ileriye götürebilecekleri gibi, birbirine zarar da verebilir” ifadesini kullandı.

İzzetbegoviç, özellikle yolsuzlukla mücadele konusunda önemli adımlar atmayı planladıklarını belirterek, ayrıca, yabancı sermayenin Bosna Hersek’e girişi önündeki tüm engellerin de kaldırılması gerektiğine dikkati çekti.

Bosna Hersek’in, Avrupa’nın tam ortasında, zengin kaynaklara sahip bir ülke olduğunu anlatan İzzetbegoviç, “Bosna Hersek, bu özelliğiyle çok sayıda yatırımcıyı ülkeye çekebilir. Engeller kaldırılıp, yeni istihdamlar konusunda adımlar atılınca, bu bütçemize de olumlu yansıyacaktır” diye konuştu.

“TÜRKİYE, HER ZAMAN BOSNA HERSEK’İN YANINDA OLDU”

Seçim kampanyaları boyunca, özellikle Türkiye ile kurduğu yakın ilişkiler nedeniyle muhalefet partilerince eleştirilen İzzetbegoviç, yapılan eleştirilerin gereksiz olduğunu söyledi.

“Türkiye, tüm önemli konularda her zaman Bosna Hersek’in yanında oldu” diyen İzzetbegoviç, şunları kaydetti:

“Türkiye, toprak bütünlüğümüz ve Avrupa-Atlantik entegrasyon sürecinde bizi destekliyor. Türkiye, Bosna Hersek’e önemli yatırımlar yapıyor. Türkiye, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) aracılığıyla kültür mirasımızı onarıyor. Türkiye, Bosna Hersek’te üniversiteler açıyor. Türkiye, mayıs ayındaki sel felaketinin hemen akabinde, Bosna Hersek’e yardım etti. Tüm bunlar yapılırken de Türkiye hiç bir şey talep etmedi. Türkiye’nin bugüne dek Bosna Hersek’ten bir şey talep ettiğini söyleyemeyiz. Türkiye, Bosna Hersek ile işbirliği yapıyor, Bosna Hersek’i destekliyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu benim arkadaşlarımdır. Onlarla tanışıklığımız rahmetli babam zamanından beri sürüyor. Daha o gece (seçim gecesi), beni arayıp bir dost gibi tebrik ettiler. Buradan hepsine, dost Türk halkına selam yolluyorum. Biz onların başarısıyla gurur duyuyoruz. Gelecek dönemde daha yoğun bir işbirliği içinde olacağımızı düşünüyorum.”

Özellikle yatırımlar konusunda Türkiye ile işbirliğini geliştirmek için yeterince alan olduğuna işaret eden İzzetbegoviç, “Bu konuda Türkiye devletinin karar aldığı noktalarda önemli adımlar atıldı. Özel sermaye konusunda da Türkiye devleti, iş adamlarını yatırım yapmaları konusunda teşvik etti, cesaretlendirdi. Ancak insanları sermayelerini riske atma konusunda zorlayamazsınız. Bu konuda daha önce de söylediğim gibi, onların Bosna Hersek’e yatırımı konusunda daha kolay karar alabilmeleri için adımlar atmalıyız. Onların yatırımlarını garanti altına almalı, onlara Bosna Hersek’te hızlı bir kazanç sağlayabilecekleri ortamı yaratmalıyız” şeklinde konuştu.

AA


İçeriği Paylaş