Derneğin Tarihçesi

Tarihçemiz

Bal-Türk, 1984 yılında Bulgaristan’da yaşayan Türklerin adlarının değiştirilmeye zorlanması, yani silah tehdidi ile Bulgar adları verilmesiyle başlayan; Türkçe konuşmanın, şarkı dinlemenin dahi yasaklanmasıyla devam eden bunlarla da kalmayıp (namaz, oruç, sünnet v.b. gibi) dini vecibelerin bile yerine getirilmesini engelleyen  asimilasyon hareketine bir tepki olarak, Balkan Türklerinin haklarını savunmak amacıyla 1985 yılında kurulmuştur. Bal-Türk’e 11.08.1987 gün ve 87/12003 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla “Kamu Yararına Çalışan Dernek” statüsü verilmiştir.

Faaliyet alanlarının genişletilmesi ve daha büyük kitlelere ulaşıp yapılan çalışmaları daha etkili kılabilmek için, Balkan Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği (Bal-Türk), Bursa Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği (Bursa BAL-GÖÇ), İzmir Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği (İzmir BAL-GÖÇ) 1987 yılında genel merkezi Bursa’da bulunan “Balkan Türkleri Göçmen ve Mülteci Dernekleri Federasyonu’nu (BGF)” kurmuşlardır.

Bal-Türk’ün kuruluş yıllarındaki en önemli hedefi Bulgaristan’daki Türklere uygulanan mezalimi Türkiye ve dünya kamuoyuna duyurmak olmuştur. Bu amaçla Türkiye’nin, başta büyük şehirleri olmak üzere, birçok yerinde Bulgaristan’ın asimilasyon uygulamalarına yönelik protesto mitingleri düzenlenmiş. Türkiye’de yapılan gösteriler Bulgaristan’daki direniş ve protesto gösterileriyle birleşince, Türklere uygulanan zulüm Dünya kamuoyunda geniş yankı bulmuş ve süreç 1989 yılında Totaliter Bulgar hükümetinin Türkleri tehciriyle sonuçlanmıştır. Bu tehcir sonucunda yaklaşık 350 bin Türk anavatana göç etmek zorunda kalmıştır.

Bu olaylardan sonra Bal-Türk’ün faaliyet alanlarında göçmenlerin yerleştirilmesi, topluma adaptasyonu ve kazanılmış haklarının Bulgaristan’dan geri alınması ve özellikle Türkçe adların iadesi konularında çalışmalar yapılmıştır. Günümüzde bir takım sosyal hakların elde edilmesi çalışmaları halen devam etmektedir.

Bulgaristan’da demokratik hayata geçilmesiyle birlikte son dönemde göç eden Türkler çok vatandaşlık hakkını elde etmiş ve Bulgar siyasi hayatını etkiler bir konuma gelmişlerdir. Bulgaristan demokrasiye geçmiş olmasına rağmen, komünist dönemin baskı mantalitesi de yerini farklı yöntemlere bırakmıştır. Bu itibarla kazanılmış hakları geriletme konusunda gayretler de maalesef hala devam etmektedir. Bal-Türk elde edilen hakların korunması ve geliştirilmesinde azami gayret göstermektedir.

Bulgaristan’daki uygulamalara tepki olarak doğan derneğimiz tüzüğü itibariyle tüm Balkan ülkelerindeki soydaşlarımızın maddi ve manevi tüm haklarının korunması, Türkiye ve Balkanlardaki Türkler arasındaki bağların devamı ve güçlendirilmesi, sorunların çözümü konularında faaliyet göstermektedir. Bal-Türk 2009 yılından derneğin kurumsallaşma çalışmalarına hız verdiği gibi, Yunanistan ve Makedonya kökenli vatandaşlarımızın da Bal-Türk’e üye olmasını teşvik etmiş ve bu konuda çok önemli bir yol kat edilmiştir. Amaç Balkanları bir bütün olarak temsil etme konumuna gelmektir. Zira Balkanlardaki sorunların ülke ülke ayrıştırılması pek muhtemel görülmemektedir.

 

Bir Cevap Yazın