Amerika’daki Balkanlar -I, II, III

Gezi Notları Yazılar
İçeriği Paylaş

Dr. Bayram Çolakoğlu – 22 Eylül 2011 tarihinde New York’da yapılan “Balkan Liderler Zirvesi”ne katılmak üzere yola çıkmadan önce, nedendir bilmem Amerika bana çok uzak bir diyar gelirdi. Uçağımız ABD üzerinde uçmaya başlayınca bir taraftan Amerika’nın geniş, devasa büyüklükte arazisi, ormanları ilk dikkatimi celbeden özelliklerdi. Bir taraftan da dünyanın küçüklüğünü düşündüm. Zira bir zamanlar bu yeni kıtaya gelmek için üç aylı gemi yolculuğu yapılırmış. Gemi yolculuğu deyince de hazin bir son ile biten, Deliorman’ın kudretli pehlivanı Koca Yusuf’un Amerika dönüşü gemisinin batışı ve O’na yapılan gaddar muamele sonucu hayatını kaybetmiş olmasını düşünmeden edemedim.

Koca Yusuf’un gidip de memleketine dönemediği bu koca kıtadaydım artık.

 

New York

8 milyon nüfuslu New York’ta toplam 800 dil ve lehçesinin konuşulduğunu öğrendik. Şehrin caddelerinde yürürken gördüğüm manzara, bana buradaki hiç kimsenin kendisini yabancı hissetmeyeceğini düşündürdü. Siyah ırk, sarı ırk, beyaz ırk ve onların her türü mevcut; bir dünya şehri… Şehir merkezinde gökdelenler adeta göğe yaklaşma yarışında iken, şehir merkezi dışındaki yerleşim merkezleri tam aksine iki katlı çatı katı da kullanılan bahçeli, yeşilin içinde yer alan gayet ferah evlerden oluşuyor. Tercih edilen yaşam alanları buralar.

 

İlk Gün Albany’deyiz

İlk gün otele yerleşmeden önce, New York’un akşam trafiğinden kurtulur kurtulmaz Albany’ye gidiyoruz. Bu şehir adından da anlaşılacağı gibi Arnavutların yaşadığı bir yer. Burada Arnavutların kurduğu dernek yöneticileri bizleri karşılıyor. ABD’de yaklaşık 700 bin Arnavut’un yaşadığını öğreniyoruz.

Balkanlardan en yoğun göç ve en eski göç Arnavutlarla başlamış. Arnavutlar aynı zamanda ABD’nin camiini de inşa etmişler.

Etli kuru fasulye ve güzel böreklerden oluşan akşam yemeğini bir de baklava ile kapatınca kendimizi Türkiye’de hissediyoruz. Bunlar Amerika’da her yerde bulabileceğimiz şeyler değil. Fast food mu, o kolay. Amerikalıların temel beslenme şekli

Dernek başkanı faaliyetler hakkında bilgi veriyor ve bizleri ağırlamanın memnuniyetini hem sözleriyle hem de mimikleriyle ifade ediyor. Gelen sorular cevaplandırılıyor. İlk günün bu güzel buluşmasından sonra New Jersey’deki otelimize gidiyoruz. Bu günün en önemli zorluğu Türkiye ile ABD arasında var olan 7 saatlik fark; benim gibi uçakta yeterince uyuyamayanların vay haline…

İkinci Gün: “Yol Haritası 2011”: Ekonomik Forum ve Balkan Liderler Zirvesi

Amerika’daki ikinci gün gençlik kurultayı çok erken saatlerde başlamasından dolayı katılamadık. Öğlen saatlerinden itibaren Ekonomik forum ve Balkan Liderler zirvesinin yapılacağı merkeze geçtik. Devasa bir salon program için dizayn edilmiş, FEBA’ nın genç gönüllüleri organizasyon görevini büyük bir itina ile ifa ediyorlar. Açık büfe öğle yemeği ile birlikte çevremizde gördüğümüz konuklarla tanışıyoruz. Amerika’nın farklı eyaletlerinden gelen Balkan kökenliler, Türkiye ve Balkanlardan gelen konuklar hepsi bir arada… Fırsat buldukça görüşmeler yapıyor ve fikirlerimizi paylaşıyoruz.

İlk Toplantı Ekonomik Forum: Dünyada Küresel Kriz; Türkiye’nin yükselişi

Forum, FEBA Ekonomi Konseyi Başkanı Arben Istrefi’nin konuşması ile başlıyor. TUSKON Başkanı Rızanur Meral çalışmaları hakkında bir sunum yapıyor. Makedonya Türklerinden Mevla Gavas Hanımefendi FEBA gençlik temsilcisi olarak bir fikirlerini ifade ediyor. Daha sonra TC Merkez Bankası’ndan İbrahim Turhan dünya ekonomisinin gidişatı hakkında güzel bir sunum yapıyor. Gelişen ve gelişmiş ekonomiler arasındaki fark ortaya konulurken, gelişmiş ülkelerde GSYİH azalırken, gelişen ülkelerdeki artış gözler önüne sergileniyor. Türkiye’nin büyümesi, ekonomik dengeler açısından elde ettiği konumun güçlenmesi, dünya ve Balkanlardaki artan kredibilitesi izleyicileri bir kez daha sevindiriyor.

G 20 ülkelerinin tamamında devletin borç stoku yükselirken Türkiye’de bu oran her geçen gün azalıyor ve %41 ile en düşük borçlu ülke bizim ülkemiz şu anda…

Program arasında Balkanlı hemşehrilerimizle tanışıyoruz bol bol…

 1989 yılında Bulgaristan Dobriç’ten Türkiye’ye göç eden Kocaeli’de Bilgisayar Mühendisiliği okuyan Can Abiloğlu Babasıyla birlikte zirveye katılmış. Amerika’ya dil öğrenmeye gelmiş ama Houston’da şirket kurmuş, şimdi toptan ticaretle uğraşıyor. Müteşebbis ruhlu bu hemşehrimizi tebrik ediyorum.

Ekonomik forumdaki sunumlar takip edilirken ortalıkta pervane gibi dönen FEBA gönüllüleri takdire şayan bir fedakarlıkla çalışıyorlar. Türk, Boşnak, Arnavut ve Pomak gençler gönüllü olarak çalışıyor. Çoğu üniversite öğrencisi; her birisi kendilerini yakın hissettikleri bir projede yer alıyorlar, FEBA çatısı altında.

Merkezi Bursa’da bulunan Balkan ve Rumeli Gömenleri Konfederasyonu Yönetim Kurulu üyeleri ben deniz Bayram Çolakoğlu ve sayın Mesut Başkır birlikte Konfederasyonumuzu da temsil durumundayız. Mesut Bey oğlu Mutlu Başkır ile birlikte katılmıştı programa… Mesut Bey Makedonya Manastır kökenli, mübadil bir ailenin çocuğu ve Kahramanmaraş’tan katılıyor.

Akşam: Balkan Liderler Zirvesi

Günün zirve programı “Balkan Liderler Zirvesi”nin başlangıcı iple çekiliyor, adeta. Zira günün finali de bu zirve ile son bulacak, Balkan liderleri buluşup Balkanların kaderi hakkında görüşlerini beyan edecekler.

Katılımcıların hareketlenmesi ve heyecanı da liderleri bekleme yönünde. Türk delegasyonunun olduğu ön tarafta yerimizi alıyor ve biz de beklemeye geçiyoruz. Bu arada yanına oturduğumuz sağımızda solumuzdaki arkadaşlarla da tanışmaya devam ediyoruz. Tüm bu tanışmalar sonucu adeta dünyadaki Balkanlıların buraya aktığını gördük dersek yanlış olmaz.

Ve Liderler Geliyor

Nihayet Balkan Liderleri salona giriyor. Başbakanımız önde olmak üzere Balkan Liderleri hep birlikte salona giriyor ve salona girmeleriyle birlikte büyük bir tezahurat, herkes ayakta alkışlıyor liderleri… Başbakanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan’a ilgi had safhada… uzun süren alkış ve tezahurattan sonra liderler yerlerine oturuyor ve konuşmalar başlıyor.

Katılımcılar Türkiye, Bosna-Hersek, Karadağ, Makedonya, Kosova, Arnavutluk… Yunanistan ve Bulgaristan yok. Önce FEBA Başkanı Dr. Aras Konjhodzic açılış konuşması yapıyor, TUSKON Başkanı Rızanur Meral’den sonra liderler konuşuyor. Konuşmalarda Sali Berişa vücut dilini de kullanarak güzel, etkileyici bir konuşma yapıyor. Bosna Hersek temsilcisi Nikola Bey ülkesini temsil edemiyor, silik ruhsuz bir konuşma, satır satır defter sayfası gibi bir kağıttan hızla okuyor. Son konuşma Başbakanımıza ait çok etkileyici bir konuşma yapıyor. Balkan ülkelerinin birliğine, ortaklığına ve Balkanların menfaatine işbirliğine dikkat çekiyor. Genç nüfusa vurgu yaparken Balkan liderlerine sesleniyor. “sizler de en az üç çocuk sahibi olmayı hedeflemelisiniz” nüfusun azalması büyük bir tehlikedir, diyor. İşte o an salonda bir alkış tufanı kopuyor. “Seni seviyoruz” diye bağıranlar da var “I love you” diyenler de… Dakikalarca ayakta alkışlanıyor.

 

 

3. Gün: Biraz alış veriş ve Akşam Pomak Ailelerleyiz

Amerika’daki üçüncü günümüzde biraz alış veriş var. Öğleye kadar bir alış-veriş merkezinde zaman geçiriyoruz. Alışveriş merkezinde dikkatimi çeken en önemli şeyler, tekstil konusunda başka bir ülkeden hediye diyebilmek dışında, Türkiye’de hem daha kaliteli hem de daha ucuzu var. Her taraf Çin malları ile dolu, Güney Amerika ülkelerine ait ürünleri görünce bile; eh işte.. Amerika sayılır diyorsunuz.

Cuma Namazında “Ulu Cami”deyiz

Tabiki Ulu Cami deyince aklımıza Bursa ve diğer Anadolu şehirlerindeki Ulu Cami gelebilir, bu Amerika’nın ulu camii. Türk Diyanetinin camii ve Türklerin yoğun yaşadığı bir bölge olan Petersen’daki caminin şekil ve şmali dışında kendimizi Türkiye’de hissettirecek her şey var.

Akşam New York’taki Türk Okulu Pioneer Academy of Science’nin spor salonunda yakın civarda yaşayan, hayatını kazanmak için Bulgaristan’dan Amerika’ya göç etmiş Pomak ailelerle buluşuyoruz. Biz, Bulgaristan göçmenlerinden oluşan grup olarak buraya geliyoruz.

Pomakların bizi ağırlıyor olması onlara müthiş bir mutluluk veriyor. Onlarında en temel sorunu geçimlerini sağlamanın yanı sıra bu gurbet ellerde asimile olmadan, öz değerleriyle birlikte hayatlarını sürdürebilmek ve memleketlerinden kopmamak. Ben iki aile ile birlikte aynı Masada oturuyorum. Yanımda oturan değerli bir şahsiyet İsmet Bey… İsmet Bey Matematik Profesörü ve öğretim üyeliği yaparak geçimini sağlıyor. Eşi de bir markette çalışıyor. Bulgarcamın yettiği ölçüde anlaşıyor, dertleşiyoruz; yetmediği yerde de hislerimizle birbirimizi anlıyoruz.

b.colakoglu@balturk.org.tr


İçeriği Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.