Üsküp’te Yahudi soykırımını anma merkezi açıldı

Haberler
Kısa bir süre önce eski Yahudi mahallesinde açılan Yahudi Soykırımını Anma Merkezi oldukça etkileyici bir yapı. Burası Kudüs, Berlin ve Washington’daki merkezlerden sonra, dünya çapında Yahudi Soykırımı kurbanlarına özel olarak kurulan dördüncü anma merkezi.
Mart 1943’te Bulgar polisi, Üsküp, Bitola ve Stip’teki Yahudileri zorla bir kampta topladı ve daha sonra hepsini Treblinka’ya nakletti. Nazi müttefiki olan Bulgaristan, imzaladığı bir anlaşma çerçevesinde bünyesindeki Yahudileri yok etmeyi kabul etti. Makedonya’daki Yahudi nüfusunun yaklaşık yüzde 98’si öldürüldü.
Makedonya Yahudi Soykırımı Vakfı başkanı Ljiljana Mizrahi’nin verdiği bilgiye göre, soykırım kurbanlarının akibeti ile ilgili derinlikli araştırmalar 2001’de başladı. SETimes’a konuşan Mizrahi, tek bir kişinin bile sağ kurtulamadığını söyledi.
Mizrahi, “Tüm Makedon vatandaşların birer parçası olduğu bu on yıllık proje, birlikte yaşamanın bir dayanağı, değerlerin bir göstergesi ve nihai çözümlerin mümkün olmadığını bize hatırlatan bir unsur olsun. Anma Merkezi, gelecek nesillerin yaşananları hatırlayıp asla unutmamasını sağlayacak bir güvence,” dedi.
Görüşlerini SETimes ile paylaşan Makedonya Cumhurbaşkanı Gjeorge İvanov ise, Yahudi Soykırımının, insalıktan nasibini almamış kişiler tarafından gerçekleştirilen ve tüm insanlığı ilgilendiren bir trajedi olduğunu söyledi.
İvanov, “Bir insan, başkalarının varolma hakkını elinden alabilir mi? Bu, farklı olana karşı beslenen korku ve derin hoşgörüsüzlüğün bir ifadesi. Bugün hâlâ İsrail’in bir devlet olarak varolma hakkını inkar edenler var,” dedi.
Maksut Ali, Makedonya Yahudi Soykırımını Anma Vakfının eski Yönetim Kurulu üyelerinden biri. Makedonya’daki etnik Türk toplumuna mensup olan Ali, merkez ve müzenin, çeşitlilik ve hoşgörü unsurlarının teşvik edilmesi bakımından çok önemli olduğunu belirtiyor:
“Eğer atalarımız bundan 500 yıl önce Yahudi halkını tüm etnik ve dini özellikleri ile kabul ettiyse, günümüz Türkiyesi de şüphesiz aynı şeyi yapacaktır. Yahudi Soykırımı Müzesinin açılışı, Makedonya’da farklı etnik kökenlerden gelen toplumlar arasındaki ilişkileri olumlu yönde etkileyecektir.”
SETimes’a konuşan Türkiye’nin Makedonya Fahri Konsolosu Ömer Süleyman, anma merkezinin verdiği mesajın Makedonya sınırlarını aştığını söylüyor.
“Makedonya’nın bu müzeyi açarak yaptığı jest, bölge ve tüm dünya milletleri ve insanları için birlik ve saygı mesajı da taşıyor.”
Müzenin 10 Mart’taki açılış töreni, Treblinka’da öldürülen 7.144 Yahudinin küllerinin bulunduğu üç vazonun yetkililer tarafından getirilmesi ile başladı. Makedonya’nın üst düzey liderleri, diplomatik görevliler ve yanı sıra Arnavutluk ve Karadağ cumhurbaşkanları Bamir Topi ve Filip Vujanoviç de, bu duygu yüklü törende hazır bulundu.
Törene katılan bir diğer önemli isim de İsrail Başbakan Yardımcısı Moshe Ya’alon oldu. Yahudi mülklerinin iadesi meselesini sonuçlandıran ilk ülkelerden biri olarak Makedonya’dan övgüyle bahseden Ya’alon, gelecekteki olası zorluklardan bahsetti.
“Fanatik bir ideoloji, kayıtsız kalınarak durdurulamaz. Bu bağlamda Batı, geçmişte yaşananlardan ders almalı ve modern tehditler konusunda kararlılık göstermeli.”
Törene katılan Makedonya’nın önde gelen Yahudi aydınlarından Samuel Sadikario, SETimes’a yaptığı açıklamada, dünyanın soykırım tehdidine karşı tetikte olması gerektiğini söyledi.
Makedonya devleti tarafından “Rahibe Teresa” ödülüne layık görülen Sadikario, “Amaçlarımızdan biri, Yahudi Soykırımı gibi acı bir olayın tekrarlanmasına engel olmak; ancak korkarım ki günümüzde başka halklara da aynı şeylerin yapılması yönünde girişimler mevcut. Makedonya-İsrail ilişkileri bugüne kadar mükemmel bir şekilde devam etti ve umuyorum bu olumlu gelişme, yeterince verimli olmayan ikili ekonomik ilişkilere de olumlu yansır,” dedi.
Bu içerik SETimes.com için hazırlanmıştır.

Kısa bir süre önce eski Yahudi mahallesinde açılan Yahudi Soykırımını Anma Merkezi oldukça etkileyici bir yapı. Burası Kudüs, Berlin ve Washington’daki merkezlerden sonra, dünya çapında Yahudi Soykırımı kurbanlarına özel olarak kurulan dördüncü anma merkezi.
Mart 1943’te Bulgar polisi, Üsküp, Bitola ve Stip’teki Yahudileri zorla bir kampta topladı ve daha sonra hepsini Treblinka’ya nakletti. Nazi müttefiki olan Bulgaristan, imzaladığı bir anlaşma çerçevesinde bünyesindeki Yahudileri yok etmeyi kabul etti. Makedonya’daki Yahudi nüfusunun yaklaşık yüzde 98’si öldürüldü.
Makedonya Yahudi Soykırımı Vakfı başkanı Ljiljana Mizrahi’nin verdiği bilgiye göre, soykırım kurbanlarının akibeti ile ilgili derinlikli araştırmalar 2001’de başladı. SETimes’a konuşan Mizrahi, tek bir kişinin bile sağ kurtulamadığını söyledi.
Mizrahi, “Tüm Makedon vatandaşların birer parçası olduğu bu on yıllık proje, birlikte yaşamanın bir dayanağı, değerlerin bir göstergesi ve nihai çözümlerin mümkün olmadığını bize hatırlatan bir unsur olsun. Anma Merkezi, gelecek nesillerin yaşananları hatırlayıp asla unutmamasını sağlayacak bir güvence,” dedi.
Görüşlerini SETimes ile paylaşan Makedonya Cumhurbaşkanı Gjeorge İvanov ise, Yahudi Soykırımının, insalıktan nasibini almamış kişiler tarafından gerçekleştirilen ve tüm insanlığı ilgilendiren bir trajedi olduğunu söyledi.
İvanov, “Bir insan, başkalarının varolma hakkını elinden alabilir mi? Bu, farklı olana karşı beslenen korku ve derin hoşgörüsüzlüğün bir ifadesi. Bugün hâlâ İsrail’in bir devlet olarak varolma hakkını inkar edenler var,” dedi.
Maksut Ali, Makedonya Yahudi Soykırımını Anma Vakfının eski Yönetim Kurulu üyelerinden biri. Makedonya’daki etnik Türk toplumuna mensup olan Ali, merkez ve müzenin, çeşitlilik ve hoşgörü unsurlarının teşvik edilmesi bakımından çok önemli olduğunu belirtiyor:
“Eğer atalarımız bundan 500 yıl önce Yahudi halkını tüm etnik ve dini özellikleri ile kabul ettiyse, günümüz Türkiyesi de şüphesiz aynı şeyi yapacaktır. Yahudi Soykırımı Müzesinin açılışı, Makedonya’da farklı etnik kökenlerden gelen toplumlar arasındaki ilişkileri olumlu yönde etkileyecektir.”
SETimes’a konuşan Türkiye’nin Makedonya Fahri Konsolosu Ömer Süleyman, anma merkezinin verdiği mesajın Makedonya sınırlarını aştığını söylüyor.
“Makedonya’nın bu müzeyi açarak yaptığı jest, bölge ve tüm dünya milletleri ve insanları için birlik ve saygı mesajı da taşıyor.”
Müzenin 10 Mart’taki açılış töreni, Treblinka’da öldürülen 7.144 Yahudinin küllerinin bulunduğu üç vazonun yetkililer tarafından getirilmesi ile başladı. Makedonya’nın üst düzey liderleri, diplomatik görevliler ve yanı sıra Arnavutluk ve Karadağ cumhurbaşkanları Bamir Topi ve Filip Vujanoviç de, bu duygu yüklü törende hazır bulundu.
Törene katılan bir diğer önemli isim de İsrail Başbakan Yardımcısı Moshe Ya’alon oldu. Yahudi mülklerinin iadesi meselesini sonuçlandıran ilk ülkelerden biri olarak Makedonya’dan övgüyle bahseden Ya’alon, gelecekteki olası zorluklardan bahsetti.
“Fanatik bir ideoloji, kayıtsız kalınarak durdurulamaz. Bu bağlamda Batı, geçmişte yaşananlardan ders almalı ve modern tehditler konusunda kararlılık göstermeli.”
Törene katılan Makedonya’nın önde gelen Yahudi aydınlarından Samuel Sadikario, SETimes’a yaptığı açıklamada, dünyanın soykırım tehdidine karşı tetikte olması gerektiğini söyledi.
Makedonya devleti tarafından “Rahibe Teresa” ödülüne layık görülen Sadikario, “Amaçlarımızdan biri, Yahudi Soykırımı gibi acı bir olayın tekrarlanmasına engel olmak; ancak korkarım ki günümüzde başka halklara da aynı şeylerin yapılması yönünde girişimler mevcut. Makedonya-İsrail ilişkileri bugüne kadar mükemmel bir şekilde devam etti ve umuyorum bu olumlu gelişme, yeterince verimli olmayan ikili ekonomik ilişkilere de olumlu yansır,” dedi.
Bu içerik SETimes.com için hazırlanmıştır.

Bir Cevap Yazın