Bulgaristan’da yaşanan son durumlar hakkında Bal-Göç’ün kurumsal görüşleri

Admin 13 Ocak, 2016 0

Derneğimiz, tüzük ve misyonu ile yenilenen vizyonuna göre çok çeşitli faaliyetler yürütmektedir.

Bir süredir çeşitli aşamaları planlanan, AGORA Platformu (Bulgaristan) ve BAL-GÖÇ (Türkiye) arasında yürütülen “İnsan hakları, ayrımcılıkla mücadele, eşitlik ve kültürler arası diyalog” ana temalı projenin tanıtım ve açılış toplantısı da en son faaliyetlerimizden bir tanesi oldu.

Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından desteklenen projenin Bursa’da gerçekleşen açılış toplantısına Bursa Büyükşehir, Nilüfer, Osmangazi, Yıldırım belediyeleri başkan vekilleri, İl Dernekler Müdürü, Yıldırım Kaymakamlığı AB proje sorulusu, Yıldırım İlçesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürü ve bir çok kurum ve kuruluş yetkilileri katıldılar.

Bursa ili ve dışından çok sayıda STK temsilcisi ve üyelerinin yanı sıra medya mensupları da toplantıya büyük ilgi gösterdiler.

Toplantıya katılan STK temsilcileri ile daha sonra ayrı ayrı görüşmeler gerçekleştirildi.

Proje tanıtımını katılan Sivil Toplum Kuruluşlarından bir tanesi olan Bul-Türk ile de bu kapsamda bir toplantı yapıldı.

Toplantının başında Bul-Türk başkanı Sayın Rafet Ulutürk derneklerinin kuruluş amacı ve faaliyetleri hakkında tarafımıza bilgiler verdikten sonra Bal-Göç’ü yakından tanıdıklarını ve çalışmalarını takip ettiklerini vurguladı.

Bu görüşme esnasında son zamanlarda Bulgaristan’da HÖH partisinde yaşanan gelişmelerde gündeme geldi.

Bizler, yani BAL-GÖÇ ve B.G.F. olarak gelişmeleri büyük bir kaygı ile izlediğimizi vurguladık.

Bal-Göç ve BGF Genel Başkanı Doç. Dr. Yüksel Özkan, bu konuda kurumsal görüşlerini görsel-sözel-yazılı medya ile resmi web sitesi ve Facebook sayfalarından belirttiklerini; kamu yararına bir kurum olarak bu bilinçle hareket ettiklerini özellikle vurguladı.

Bulgaristan siyasetinde yaşanan bu ani ve kaygı verici gelişmenin doğurduğu belirsiz ortamında amaçlarının; oluşan krizin faturasının Bulgaristan Türklerine ödetilmesine karşı çıkmak olduğunu söyleyip, Türkiye üzerinden iç siyaset yapılmasını da şiddetle kınadıklarını sözlerine ekledi.

Bu paylaşım vesilesiyle Genel Başkanımız Yüksel Özkan’ın şu görüşlerini de sizlere iletmek isteriz:

“Bu güne kadar BAL-GÖÇ olarak hep birlik ve beraberlik ruhu içinde davrandık. Birlik ve beraberlik adına yapılması gerekenleri yaptık ve hep bu istikamette tavır aldık. Bulgaristan’da Bulgar, Türk, Pomak, Roman o topraklarda yaşayan herkesin kardeşlik, hoşgörü ve barış içinde yaşaması için faaliyetlerde bulunduk. Ayrımcılığa karşı çıktık, eşitsizlik ve haksızlıklarla mücadele ettik.

HÖH içinde yaşanan son gelişmeleri kaygı verici ve anti-demokratik olarak nitelendiriyoruz.

STK’larda olduğu gibi siyasi partilerde de, Genel kurullar tüm kişi ve kurulların üzerindedir; genel kurulda seçimle gelen, yine bir genel kurul ile ve seçimle gider. Meşru ve demokratik olan budur.

Olayları değerlendirirken bugüne kadar hep kurumsal bir bakış içinde olduk, kişiler üzerinden bir davranış ve yaklaşımda hiç bulunmadık.

Yaklaşık 100 bine yakın üyesi bulunan Balkan Türkleri Göçmen ve Mülteci Dernekleri Federasyonu(B.G.F; Bursa BAL-GÖÇ, İzmir BAL-GÖÇ, Yalova BAL-GÖÇ, İzmit BAL-TÜRK, İstanbul Balkanlılar Dernekleri) olarak ta ortak ve kurumsal görüşümüz aynı istikamettedir.

Bu duruşumuzu kamuoyu ile görsel ve yazılı basın vasıtasıyla zaten daha önce de paylaştık. Bu güne kadar amacımız her zaman yapıcı olmaktı ve bundan sonra da öyle olacağız.

Bu kapsamda öncü bir federasyona mensup derneklerden bir tanesi olarak her ortamda tüm medya ve STK’lar ile de görüşlerimizi paylaşıyoruz.

Daha önce de bizi ziyaret eden ve bizim ziyaret ettiğimiz herkesle kurumsal görüşlerimizi paylaştığımız gibi, en son ziyaretimize gelen Bul-Türk Derneği Başkanı ve Yöneticileriyle de bu görüşlerimizi paylaştık.

Biz olaylara, anlık veya günlük olarak değişen şartlara göre değil, 30 yılı aşan kurumsal kimliğimizin verdiği sorumluluğa ve yüklendiğimiz misyona uygun bir biçimde yaklaşırız.

Balkanların ve yurdumuzun bir refah ve barış iklimi içinde var olması ve bu iklimde yaşayan herkesin “insan hakları çerçevesinde, kardeşçe bir arada yaşaması” idealine göre faaliyet gösteririz.

Biz bu idealler ve insanımıza hizmet dışında bir beklenti veya hesap içinde hiç olmadık, olmayız.

Bulgaristan medyasındaki tüm yazıları da günlük olarak izliyoruz ve çıkan bazı yazıların, yürütülen karalama kampanyalarının; Bulgaristan’daki mevcut toplumsal barışa zarar verebileceği endişelerini taşıyoruz.

Kişilerin siyasi gelecekleri için halkların geleceklerinin ve birlikte yaşama idealinin tehlikeye atılıyor olması büyük bir sorumsuzluktur.

Bu nedenle herkesi sağduyulu olmaya; kişisel ve siyasi çıkarları için mevcut toplumsal barışı riske atmaktan çekinmeyenlere karşı uyanık olmaya çağırıyoruz.

Bulgaristan’daki herkesin ve bu kapsamda orada yaşayan Türklerin de barış ve huzur içinde yaşaması ideali, her türlü kişisel gelecek kaygısının üzerindedir.

Biz inanıyoruz ki; bütün bu sürecin sonunda kişisel gelecek kaygılarıyla hareket edenler değil; eşit biçimde ve barış içinde, birlikte bir gelecek kurmak idealine inananlar kazanacak.

Bulgaristan demokrasisi kazanacak. Bulgaristan Türkleri kazanacak.
Bulgaristan’da yaşayan ve Bulgaristan Cumhuriyeti halkını oluşturan herkes kazanacak. Çünkü demokrasilerde son sözü halk söyler.

Bu süreçte yapılan şahsi yorumlar ve farklı yaklaşımlar derneğimizi kesinlikle bağlamaz. Biz kurumsal görüşlerimizi resmi web sitemiz, Facebook sayfamız üzerinden paylaşıyoruz ve ben de yetkili kurullarımızın verdiği yetki doğrultusunda kurumsal görüşlerimizi medyada dillendiriyorum. Bu konuda yetkili kurullarımız, kurumsal görüşlerimizi açıklama yetkisini tarafıma vermiş olup, ben de bu yetki ve sorumluluğun gereğini yerine getiriyorum.”

Kaynak: Kırcaali Haber