Üsküp’te ‘Balkanlar’da Birlikte Yaşam’ konferansı

Balkanlardan Haberler

İstanbul Üniversitesi, State University of Tetovo, Kliment Ohridski University, Cyril and Methodius University, Macedonian Academy of Sciences and Arts (Makedonya Cumhuriyeti) Rutgers Üniversitesi (Amerika Birleşik Devletleri), North-West Academy of Public Administration (Rusya Federasyonu) tarafından düzenlenen “Balkanlar’da Birlikte Yaşama Kültürü Konferans”ı (IBAC), 9 Mayıs 2011 tarihinde Makedonya Üsküp’te yapıldı.

Balkanların ortak tarih ve kültürünü ortaya koymak, güçlü tarihsel arka planın varlığı için farkındalık oluşturmak ve Balkan ülkeleri arasında ekonomik ve sosyal işbirliğini sağlamak amacıyla düzenlenen konferans, Balkanlar’da kültürlerin bir arada yaşamasıyla ilişkili tüm alanları içeren kapsamlı bir programa sahip. Konferansa, 14 ülkeden 240 alanında uzman bilim adamı ve akademisyen katıldı.

ORTAK TARİH

Konferansın açış konuşmasını YÖK Üyesi ve İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yunus Söylet yaptı.  Prof. Dr. Söylet konuşmasında Türkiye’nin ve Balkanların ortak tarihine değindi: “Bugün, Osmanlı İmparatorluğu’nun mirası olan topraklarda, bir bölümü günümüzün Balkan ülkeleri olan 35’in üzerinde devlet var. Unutmamalıyız ki Osmanlı İmparatorluğu’nun tarihi aynı zamanda tüm bu devletlerin tarihinin önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Yani Osmanlı yalnızca Türkiye’nin geçmişi değil Balkan coğrafyasına dağılmış birçok ülkenin yani hepimizin geçmişinin bir parçasıdır. Mustafa Kemal Atatürk, 1931 yılında toplanan II. Balkan Konferansı’nda Türkiye’nin ilk Cumhurbaşkanı sıfatıyla yaptığı konuşmada, ortak tarihimizin, Osmanlı’nın mirasını paylaşan ülkelerin ortak geleceği için bir başlangıç noktası olarak kabul edilmesi gereğini vurgularken bu gerçekliğin farkındaydı… Akademik araştırmalar, yüzyıllar süren bu imparatorlukta farklı etnik gruplara, farklı dinlere, farklı dillere sahip bizlerin, hep beraber nasıl bir arada yaşadığımızı anlamak ve anlatmak kaygısını da taşımak zorundadır.  Bu süreçte üniversitelerin rolü çok önemlidir. İstanbul Üniversitesi, bu tarihin başkenti yüzlerce yıllık İstanbul’un bilim yuvası olarak hem imparatorluk döneminde hem de bu imparatorluğun mirasını devralan Türkiye Cumhuriyeti döneminde tarihsel ilişkimiz olan tüm topraklara yönelik akademik faaliyetleri içten desteklemektedir.”

 

Bir Cevap Yazın