Turizmde Özel Sektör-Sivil Toplum İlişkisinin Önemi

Dr. Bayram Çolakoğlu
İçeriği Paylaş

“Turizmde Devlet Dışı Aktörler; Proaktif Öneriler; Sivil Toplum, Özel Sektör” 

Turizmde İkili ve Çok Taraflı İşbirliği

TASAM’ın Edirne’de düzenlediği 3. Dünya Türk Forumunda Türk Dünyasının sorunları üzerine oturumlar yapıldı. Bu oturumlardan bir tanesinde, yukarıda ifade edilen başlıkta yürütülen oturumda, Balkanlar eksenli aşağıdaki tebliğimi sunma imkanı buldum:

Turizmde Özel Sektör-Sivil Toplum İlişkisinin Önemi

Turizm alanında devlet dışı faktörlerin her yönüyle ön plana çıktığı bir dönemde yaşıyoruz. Zamanımızda bireyler, şirketler, sivil toplum kuruluşları, şehirler vb. örgütlenmeler devletin yapamadığı işleri yapabilmekte, giremediği alanlara girebilmektedir. Bu durum devletler arasında var olan siyasi problemlerden dolayı yapılamayanların yapılmasına da fırsat vermektedir. Küreselleşen dünyada devlet dışı bu aktörlerin ülkeler arası ilişkilerde, toplumların biri birini gerçek manada tanımasında büyük rol oynayacağını düşünmekteyiz.

Yapılan ekonomik bir yatırım kendinden beklenen ticari getirinin ötesinde kültürel, sosyal sonuçlar doğurmaktadır.

Özel Sektör Turizm İlişkileri

Özel sektörün turizmle ilişkisini doğrudan ve dolaylı olarak ikiye ayırabiliriz. Doğrudan etki ticari kazançlarını turizm faaliyetlerine bağlayan şirketlerin faaliyetleri ile ortaya çıkmaktadır. Bir tur şirketi insanların farklı bölge ve ülkelerde tatil yapmasını, dinlenmesini, güzel vakit geçirmesini sağlamak suretiyle kendi kazanç faaliyetini de sürdürür. Bu şirketimiz doğrudan turizm alanına yönelik bir hareket içerisindedir. Şirketin gelişmesi turizmin de gelişmesi ya da turizmin gelişmesi şirketin gelişmesi anlamına gelecektir. Özel sektörün dolaylı turizm etkileri de farklı yollardan ortaya çıkmaktadır. Türkiye’de sinema ve dizi film çeken bir şirketin ürettiği filmler sadece ülke içerisinde seyredilmekle kalmıyor, dünyanın birçok bölgesinde izlenir hale geliyor. Türkiye’de çekilen yüzden fazla dizi filmin bugün dünyanın farklı bölgelerinde gösterilmesi gibi sonuçlar ortaya çıkabilmektedir. Bu durum Türkiye’ye yönelik turizm hareketlerini de tetikliyor.

Türk Dizilerinin Turizm ve Kültür Etkileri

Osmanlı Devletinden bağımsızlığını aldığından beri kendi milli birliklerini sağlama uğruna düşman üreten Balkan ülkelerinin halkları, çoğu zaman bizlerin eleştirdiği Türk dizileri sayesinde kendilerine öğretilen “barbar Türk” imajını terk edebilmekte ve Türkiye’ye yönelik turlara katılarak, televizyonda gördüğü yerlerin Türkiye’de gerçekten var olup olmadığını yerinde görmeyi tercih etmektedir. Eğitim sistemi dâhil, çocukluklarından beri, adeta kendilerine yükleme yapılan, “barbar Türk” imajı ortadan kalkabilmektedir.

Bulgaristan’da faaliyet gösteren bir tur şirketi ile yaptığımız görüşmelerde şu cümlelerle karşılaştık: “Bulgar halkı kendilerine öğretilmiş Türk ve Türkiye algısını bu diziler sayesinde değiştiriyor. Bulgarlar Türk Dizilerinde seyrettikleri güzel mekânların hakikatten Türkiye’de olup olmadığını merak ediyorlar. Sadece bu Türk dizileri sayesinde İstanbul’u görmek istiyorlar ve biz buradan ekmeğimizi kazanıyoruz.”

Bu örnekte ticari amaçla çekilmiş bir Türk Dizisinin dolaylı olarak, turizmi nasıl tetiklediğini ve bazen uzun yılların sonucu oluşmuş olumsuz Türk ve Türkiye algısının nasıl değiştiğine şahit olduk.

Türk dizilerinin olumsuz algıyı değiştirme etkisinin yanı sıra Bulgar toplumunda, özellikle yaşlı kesimde, farklı bazı etkiler de yaptığı anlaşılmıştır. Sofya’da Türk Dizileri üzerine yapılan bir çalıştayda, “Bulgarların niçin Türk dizilerine bağımlı olduğu?” sorusu masaya yatırılıyor. Bu çalışma sonucunda özellikle yaşlı Bulgarların dizilerdeki geniş aile yapısı, aile reisine diğer fertlerin saygı ve itaati, düzenli olarak birlikte yemek yenilmesi gibi hususlardan çok etkilendiği anlaşılmıştır. Diğer bir ifade ile Bulgarların kaybolmuş adetlerini bu dizilerde görmekten dolayı dizi bağımlısı olduğunu görüyoruz. Bu durum Bulgarlara Türklerle olan tarihi, kültürel yakınlığını hatırlatmakta ve aslında birlikte yaşanabilirliğin önüne konulan suni düşmanlıkların anlamsızlığını göstermektedir. Böyle bir konuda bir devlet çalışması yapılsa uzun yıllar bu kadar olumlu bir etki yapabileceğini düşünmüyoruz.

Bu konuda, Bulgaristan’da Türk dizilerinin sosyal etkileri olduğunu belirten yönetmen Popgantcheva da, “Bulgar halkı ‘eski düşmanımızın’ bize ne kadar benzediğini, yakın olduğunu Türk dizileri sayesinde gördü. Ataerkil yapı, aile değerlerimiz, geleneklerimiz çok benziyor. İnsanlar ‘Bu biziz, aynıyız’ demeye başladı. Bu, ortak geçmişimizi, yeni bir anlayışa varacak şekilde sindirmemiz için bir ilk adım oldu”[1] demek suretiyle, yukarıda bahsedilen çalıştay sonuçlarını doğrular nitelikte görüşler ifade etmektedir.

Türkiye’den Dışarıdaki Türk Dünyasına Turizm Hareketleri

Soğuk savaşın bitmesi ile birlikte Türkiye’den Balkanlara, Orta Doğuya ve Orta Asya’ya yönelik turizm atakları da başlamıştır. Türkiyeli Türkler Balkanlardaki ve diğer bölgelerdeki Türkleri yaşanan turizm ve ekonomik hareketlerle tekrar tanımaya başlamıştır. Çoğu kişinin Balkanlarda karşılaştıkları Türklerin Türkçe konuşmayı nereden öğrendiğini sormak gibi garip, ama acı gerçeklerle



[1] http://www.balturk.org.tr/bulgaristanin-turk-algisini-filmiyle-degistirecek/


İçeriği Paylaş