Sezgin: Kolomb öncesi Müslümanlar Amerika’ya defalarca gitti

İslam Bilimleri Tarihi uzmanı Prof. Dr. Sezgin: “Müslümanlar Amerika kıtasına 10. asırdan itibaren gitmeye başladı. Kolomb sefere çıkmadan önce elinde eski bir İslam haritası vardı, o harita ile gitti. Türkler bunu bilmeli, hepsi kayıtlarda var.” 

fuat_sezgin

 

Seda Çakmak

Dünya İslam Bilimleri Tarihi araştırmacısı Prof. Dr. Fuat Sezgin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Amerika kıtasına Kristof Kolomb’dan önce Müslüman denizciler ulaştı” tezini doğruladı. Müslümanların Amerika kıtasına 10. yüzyıldan itibaren gitmeye başladığını ifade eden Sezgin, “Kristof Kolomb sefere çıkmadan önce elinde bir İslam haritası vardı. Amerika’ya o şekilde gitti. Türkler bunları bilmeli, hepsi kayıtlarda var” dedi.

Hayatını bu çalışmaya adadı

Hayatını İslam medeniyetinin dünyaya öncülük eden bilim adamlarının keşiflerini gün yüzüne çıkarmaya adamış ünlü bilim tarihçisi  Prof. Dr. Fuat Sezgin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dile getirdiği “Amerika kıtasına Kolomb’dan önce Müslüman denizciler ulaştı” tezine destek verdi. Sezgin, “Amerika Kıtasının Müslüman Denizciler Tarafından Kolomb Öncesi Keşfi ve Piri Reis” isimli kitabında Amerika kıtasının daha önce Müslümanlar tarafından keşfedildiğini iddia ve ispat ediyor.

Kolomb’dan önce keşfedildi

Konu ile ilgili STAR’a açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Sezgin, Kristof Kolomb’un Amerika keşif yolculuğunda elinde bir harita olduğunu ve bu haritanın Kolomb’dan daha önce Amerika’ya giden Müslümanlar tarafından yapıldığını söylüyor. 10. yüzyıldan itibaren Müslümanların Amerika’ya gitmeye başladıklarını, hatta bir kısmının da dönmediğini ifade eden Sezgin, dünyaca ünlü katografların da bu iddiaya destek çıktığını söylüyor.

Ancak Müslümanlar yapabilir

Kolomb’un Amerika keşfine çıkmadan evvel eline bir İslam haritası geçtiğini ve bu haritayla yol aldıklarını belirten Sezgin, o haritanın ancak Müslümanlar tarafından yapılabilecek bir harita olduğunu ifade etti. Prof. Sezgin şunları söyledi:

191120140201388883594_3

 

‘Türkler bunu bilmeli’

“Kolomb’un kullandığı haritada müthiş ölçüler var. Dünyada o dönem öyle bir harita yapabilecek Müslümanlardan başka kimse yoktu. Coğrafya bilimi Müslümanların bir eseridir. O haritada bulunan enlem boylam derecelerine göre ölçümleri yapan sadece Müslümanlar vardı. Bu çok mühim. Doğru bir harita yapmak çok zordur. O haritayı yapmak, Müslümanların orada yüzlerce yıl yaşayıp çalışmasını gerektirir. Bu da gösteriyor ki Müslümanlar Kolomb’dan yüzyıllar önce Amerika’ya sık sık gitmiş, oranın haritasını yapabilecek kadar orada yaşamıştır. Kayıtlar var. Türklerin bunları bilmesi lazım.

Müslümanlar dünyayı tanıyordu

Ben de kitabımda onu ispata çalıştım. Güney Amerika sahillerinin bir haritası var kitabımda. 1511’de Portekizliler bir gemide buldular. Hemen tercüme ettiler. O harita bugüne kadar ulaştı. Piri Reis’in hazırladığı harita da Colomb’un haritası değildir. Colomb dünyayı armut şeklinde telakki ediyordu. Müslümanlarsa dünyayı çok iyi tanıyorlardı. Enlem boylam derecelerine göre dünya haritalarını, Afrika’nın, Asya’nın haritalarını yapan ilk Müslümanlardır.”

Keşiften önce iki harita var

Kitabında dünyaca ünlü kartografların Amerika kıtasının keşfi üzerindeki görüşlerine de yer veren Fuat Sezgin iddialarını belge ve haritalarla güçlendiriyor. Haritalardan yola çıkan Sezgin, kitabında bu keşfe ilişkin iki haritadan bahsediyor. Bunlar bazı Portekiz-İspanyol haritaları ve Cava dilinde yazılmış bir haritanın kopyası. Sezgin kitabında şu ifadelere yer veriyor:

Eski İslam haritasından etkilendi

“Dünyaca ünlü kartograf Paul Kahle, Piri Reis’in haritasını Kemal Reis’in 1501’de ele geçirilen İspanyol teknesinde esir aldığı bir İspanyol denizciden elde ettiğini ileri sürüyor. Kahle’ye göre bu esir Kolomb’un Atlantik ötesine yaptığı üç seyahate katılmıştı. Piri Reis haritası ise modern atlastan neredeyse hiç sapma göstermemekte. Amerika’nın Kolomb öncesi keşfiyle ilgili tartışmalarda başka bir önemli haritaya bakmakta yarar vardır. Bu harita da ilk üç yolculukta Kolomb’un emrinde kaptanlık yapan İspanyol Juan de la Cosa tarafından çizilmişti. Adını taşıyan harita 1500 yılında çizilmiş olup halen Madrid Deniz Müzesi’ndedir. Harita modern atlasla karşılaştırıldığında, Batı Afrika ile Brezilya’nın kuzey doğu sahilleri arasındaki mesafenin hayli gerçeğe yakın olduğu görülmektedir. Bunun tek mantıklı açıklaması, söz konusu haritanın enlem-boylam ağı olan ve dikkatli ölçüme dayanan bir haritayı örnek almış olması gerektiğidir.”

Başka kanıt: Cava dilindeki harita

“Burada büyük önem vererek hatırlatacağım diğer bir belge de Brezilya’nın doğu sahillerini gösteren Cava dilinde bulunan atlasın bir bölümüdür. 26 bölümden oluşan orijinal atlas 1511’de Portekizliler tarafından ele geçirilmişti. Atlasın günümüze kadar ulaşan Portekiz nüshası kartografinin 10.-16. yüzyıldan önce İslam dünyasında ulaştığı gelişme düzeyine tanıklık etmektedir.”

Enlem ve boylamı Müslümanlar biliyordu

“Ele alınan üç haritanın bir ana nüshadan çıkma ihtimali mevcut. Burada önemli olan nokta, her üç haritadaki Brezilya sahil şeridi tasvirinin hem enlem hem de boylam olarak şaşırtıcı derecede gerçeğe yakın bulunmasıdır. Bu da ana haritanın enlem ve boylam ağı taşıdığını ve doğru bir şekilde ölçülmüş koordinatlara dayandığı sonucunu götürüyor. O tarihlerde gerçeğe yakın boylam ölçümünün yapılabildiği tek bölge Arap-İslam kültür dünyasıydı.”

“Bana çok önemli gelen bir başka haber de tarihçi ve Kolomb’un ikinci yolculuğuna katılan bir tüccarın oğlu olan Bartolome de las Casas, Kolomb’un oğlu Diago ile kardeşini tanıyordu. O Historia de las Indias adlı eserinde şöyle demektedir: “Kolomb’un yanında Hindistan’ı (yani Hindistan olduğuna inandığı keşfedilen toprakların sahilleri) ve özellikle de İspanyolların Zipango (Japonya) adını verdiği adaları gösteren bir harita vardı.”

191120140201518881601_3

 

Kolomb’un sakladığı haber ve bilgiler var

Prof. Dr. Sezgin kitabında Kolomb’la ilgili başka bir iddiayı daha gündeme getirilyor. İşte kitaptaki o bölüm: “Bu ve diğer sakladığı haberler Kolomb’un kendisini ilk seyahate çıkmaya cesaretlendiren bir haritaya sahip olduğuna Paul Kahle’yi inandırmıştı. Kolomb’un Raccolta Columbiana’da kalmış bulunan mektuplarında bu haritaya değinen çok ilginç başka haberler de bulunmaktadır. Mesela, Karayip yerlileri Kolomb’a geçmişte kendilerine “Büyük Han”a ait gemilerin geldiğini anlatmışlardı. Kahle, Kolomb’un seyahatine bazı Orta Amerika adalarının zaten gösterildiği bir Atlantik haritasıyla çıktığına inanıyor.

Müslümanların veya Arapların 10. yüzyılın ilk yarısından itibaren, önce Portekiz sonra da Batı Afrika sahillerinden batıya seyahat ederek defalarca okyanusu geçmeye çalıştıklarına dair tarihsel kanıtlar mevcuttur. Müslüman denizciler 9.-15. yüzyılda okyanustaki yeni kıtaya ulaşmakla kalmayıp oranın haritasını da çıkarmaya başlayanlardı. Konumuzla ilgili günümüze ulaşan kartografik belgelerin en ayrıntılı ve en önemli olanı Piri Reis’in Atlantik haritasıdır. Menşeine dair yaygın inanışın aksine bu harita muhtemelen, 1474 yılında Floransa’lı Paolo Toscanelli tarafından Lizbon’da Canonicus Fernam Martins’e gönderilen orjinal bir Arap haritasının İtalyan versiyonuna dayanmaktadır. Kolomb’un yanında işte bu haritanın bir nüshası bulunmaktaydı.

Karayip’te Arapça bilenler bulunuyor

Sezgin’in kitabındaki bir diğer ilginç ayrıntı da şöyle: “Bağdat doğumlu büyük İslam tarihçi ve coğrafyacısı El Mesudi 956 yılında yazdığı bir makalede 889 yılında Endülüs’ten gerçekleşen bir seferden bahsediyor. Kaynaklara göre batıya doğru gerçekleşen bu sefer aylar sürüyor. En sonunda büyük bir kara parçasıyla karşılaşıyor Endülüslü Müslümanlar ve yerlilerle alışverişte bulunup Avrupa’ya geri dönüyorlar. El Mesudi meşhur haritasında okyanusun ötesindeki bu kıta için “Bilinmeyen kıta” tanımlaması yapıyor.

Müslümanlar tarafından Amerika’ya iki sefer daha kayıtlarda mevcut. Biri 999 yılında Granada’dan kalkan ve okyanusu geçen Müslüman denizci Ibn Farrukh. Diğer iddia ise 12. yüzyılın coğrafya ve harita üstadlarından Ebû Abdullah Muhammed b. Muhammed Şerif el-İdrîsî’ye ait. İdrisi, Lizbon’dan batıya doğru sefere çıkan bir grup Müslüman denizciden bahsediyor.

Karayip adalarında konaklayan Müslümanlar oranın yerlileri tarafından bir kaç gün esir alınmış. En sonunda yerlilerden birinin Arapça bilmesi ve aracı olması üzerine Müslümanlar serbest bırakılmış. El İdrisi’ye göre burada dikkat çekici olan nokta Arapça bilen yerli ve bu olay, daha önce kayıtlara girmeyen bir göçe işaret ediyor.  İslam dünyasının Kolomb’dan önce Amerika’yla olan bağını gösteren bir başka nokta ise Batı Afrika. 1300’lerde Mali adında bir imparatorluk yaşıyor. Ebu Bekir sultanlığı sırasında Atlantik Okyanusu’na 400 gemilik bir filo gönderdi. Sadece 2 gemi geri döndü ve okyanus ötesinde bir kıtanın varlığından söz etti. Güney ve Kuzey Amerika’da Mali’lerin varlığına ilişkin arkeolojik kanıtlar bulunduran siteler mevcut.”

Star Gazetesi

İLGİNİ ÇEKEBİLİR

Romanya’nın konuştuğu Kırım Türkü’nün hayat hikayesi

Romanya politikasında aktif bir şekilde yer alan Kırım Tatarı Sevil Shaiddeh, Romanya başta olmak üzere …