Makedonya’da siyaset sivil toplum ilişkilerini engellememeli

Balkanlardan Haberler Haberler
İçeriği Paylaş

Avrupa Konseyi’nin geçtiğimiz günlerde yayınladığı bir insan hakları raporunda, Makedonya’nın yasal çerçevesinin ayrımcı olmadığı ve insan haklarının aktif olduğuna işaret edildi.

Geçtiğimiz günlerde Makedonya’da kutlanan Dünya Kültürel Çeşitlilik Günü’nde, sivil toplum ülkedeki ve bölgedeki çok ırklı birlikte yaşam, hoşgörü ve karşılıklı değerlere gösterilen saygıya daha yakından bakma şansı elde etti.

Makedonya hakkında bir rapor yayınlayan Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komisyonu’nun üyelerinden Nils Muiznieks, etnik ilişkiler açısından, son on yıl içinde adil temsil alanında pek çok şey yapılmasına karşın, siyaset ve parti çevrelerinin bu ilerlemenin etkilerini sınırladığını ileri sürdü.

Muiznieks, “Makedonya gibi zengin çeşitliliğe sahip bir ülkede etnik ilişkiler karmaşıktır ve mevcut bölünmelere yüzeysel çözümler bulunamaz. Ülkedeki bütün kamusal ve siyasi aktörler, bırakacakları mirasın bütünleşmiş bir toplum inşasına yapacakları belli katkıya bağlı olduğunu aklından çıkarmamalıdır.” dedi.

Makedonya Uluslararası İşbirliği Merkezi’ni direktörü Saso Klekovski de buna katılıyor. SETimes’a konuşan Klekovski, “Etnik bölünmeler toplumsal, siyasi ve ideolojik bölünmelerden daha güçlüdür. Bu da, vatandaşlara göre etnik ilişkileri üzerinde en olumsuz etkiye sahip olan siyasi partiler tarafından istismar edilmektedir.” dedi.

Debar’daki Sürdürülebilir Kalkınma Merkezi’nin proje kooordinatörü Shuip Marku, siyasetin sivil toplumun rolünü azalttığını ileri sürdü.

Marku, “Şu anda, sivil sektör muhalefetle hükümetin arasında, politikanın kıskacında bulunmaktadır. Tarafsız olmak zor, çünkü ya bir taraftan, ya da diğer taraftan saldırıya uğruyorsunuz.” dedi.

Konsey raporunda, Makedonya’nın ayrımcı olmayan bir yasal çerçeveye sahip olduğu ve Ombudsman ve Ayrımcılığa Karşı Koruma Konseyi de dahil olmak üzere insan haklarıyla ilgili ulusal yapının ülkede aktif olduğu belirtildi.

Ancak Uluslararası Af Örgütü’nün yakın tarihli bir raporuna göre, Makedonlarla Arnavutlar arasındaki ilişkiler kötüye gitti.

Raporda, etnik ayaklanmalar, suikastlar, medyada ifade özgürlüğü ve çok sayıda Roman ve Arnavut’un ülkeyi terk etmesinin ülkenin serbest vize rejimine geçişini tehlikeye attığı belirtiliyor.

Prilep’teki vatandaş hoşgörü ve işbirliği derneğinin başkanı Aleksandar Cvetkovski, SETimes‘a şunları söyledi: “Çok ırklı sivil bir devlete geçiş, etnik bariyerleri aşacak ilk adımdır. Gençler, bizi geleneklerden ve kısıtlamalardan koparacak ve işbirliğini güçlendirecek olan kültürler arası diyalog yoluyla hareket etmelidir.”

Üsküp Devlet Üniversitesi sosyoloji öğretim üyesi Ilija Aceski, Makedonlarla Arnavutlar arasındaki ayrıma ve onların belli alanlardaki demografik baskınlığına atıfta bulunuyor.

Aceski, “Etnik bölünmeler, tek bir etnik gruptan vatandaşların belli bir alanda uzun süreli yoğunlaşmasının sonucudur. Bu, ulusal seviyede ve bölgesel seviyede etnik ayrımcılıktır.” şeklinde konuştu.

2012 yılında, toplumlara anlaşmazlıkları hafifletme ve ihtilafları çözmede yardım etmek amacıyla Sosyolojik, Siyasi ve Yargı Araştırma Enstitüsü bünyesinde Etnik Anlaşmazlıklar için Destek Merkezi kuruldu. Merkez, yerel seviyedeki anlaşmazlıkların yapıcı şekilde çözüme kavuşturulmasında kurumlar, örgütler ve şahıslarla işbirliği yapıyor.

Merkez, kolaylaştırma, yardımların izlenmesi ve medya iletişiminde doğrudan yardım sunuyor. Dolaylı yardımları ise danışmanlık, kolaylaştırıcılar ve çevrimiçi destek aracılığıyla sunuyor.

Balkanlar’da etnik toplumlar arasındaki bölünmeleri önlemek ve hoşgörü ve karşılıklı saygıyı yaymak için başka ne gibi sivil toplum çabalarında bulunulabilir? Yorumlarınızı aşağıya yazabilirsiniz.

SETimes.com

İçeriği Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.