Lütvi Mestan’ın Nüfus Yasasında Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yasa tasarısı Konuşması

Haberler

Hak ve Özgürlükler Hareketi Genel Başkanı Lütvi Mestan’ın HÖH Meclis Grubu tarafından sunulan Nüfus Yasasında Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yasa tasarısı Konuşması

Sayın Başkan,
Sayın Halk vekilleri,

Bölgesel Yöntemler Yarkurulu Başkanının kavramsal düzeneği çok tuhaftır. Yeni Bulgaristan tarihini ve çok acıklı sözde Soya Dönüş Sürecine dış gözlemci kalan birinin, onun ne hakkında olduğunu anlayamaz.

Sayın Zelenogorski, temel gerçeklerden neden kaçıyorsunuz? Avrupa Birliğine üye bir ülke meclisinin Bölgesel Yöntemler Yarkurulu Gerekçeli Kararında ilk önce bu tümce duyulmalıydı: “HÖH’lü meslektaşlar suç olan sözde Soya Dönüş Sürecinin ağır bir mirasının aşılmasını teklif ettiler”; söz konusu teklifin, doğduğumuzda ilk kez verilen adların yerine zorla nasıl dayatıldılarsa, aynı bu şekilde devletin idari yoldan geri vermesi gerektiğiyle alakalı olduğunu belirtilmeliydi.

Ben şunu sormak istiyorum: Gönüllülük ve kendi arzusu ilkesi, sözde Soya Dönüş Süreci sırasında yaşamlarını yiterin Bulgaristan yurttaşlarına uygulanabilecektir? Hayatta olmayanlar arzularını nasıl gerçekleştirecek? Sayın Zelenogorski, Öteki dünyadan dilekçeyle nasıl başvurulur? İşte budur Yasayla ilgili asıl sorun.

Bizler bu Yasayı teklif ederken: Yasa tasarısına karşı olan tutum, birinci, 43. Halk Meclisinde temsil edilen her bir partinin demokrasiye yönelik ilk ölçüsü olduğu, 43. Halk Meclisinde bulunan 240 halk vekilinin her biri için demokratik olgunluk ölçüsü olduğu anlayışla hareket etmekteyiz.

İkincisi, bu Yasa tasarısına yönelik tutum partilerin değer konumlandırma meselesidir –hangisinin nerede bulunduğudur.

İki yaklaşım olasıdır. Birincisi, Yasa tasarısının desteklenmesi ki en doğalı budur ve 43. Halk Meclisinde en azından yürüttüğü siyasetlere sadık partiler arasında ortak bir değer alanı oluşturmaktır.

İkincisi, ikinci yaklaşım –yeniden tüm partiler Hak ve Özgürlükler Hareketinin önerisine karşı birleşmeniz ve Hak ve Özgürlükler Hareketini tek başına, yalıtılmış olarak bırakmanızdır. Bu sözcüğü çok beğeniyorsunuz.

Bizim çağrımız ilk yaklaşıma yöneliktir. Bu, sözde Soya Dönüş Süreci suçunun bütün Bulgar halkına atfedilemeyeceği HÖH’ün sorumlu olan savıyla uygun olacaktır. Bu ağır suçtan dolayı halk suçlanamaz. Bir düzen suçludur ve sizler burada Bulgar halkını temsil ettiğiniz için HÖH’ün sunduğu Yasa tasarısını destekleyerek tam da şunu söyleyeceksiniz: sözde Soya Dönüş Süreci sucu geçmişe aittir, gelecek değildir ve bunun tek suçlusu komünist düzenidir, seçmenlerimiz değildir.

Eğer bu Yasa tasarısı aleyhinde oy verme yaklaşımı seçerseniz, aynı Bölgesel Yöntemler, Kentsel Kalkınma ve Yerel Yönetimler Yarkurulunda yapmış olduğunuz gibi, sizlere bir şeyler söylemek zorundayım.

İlk olarak, bugün yapılacak oylamadan sonra da yediye karşı bir oranında, yediye karşı HÖH ya da 202 halk vekiline karşı 38 HÖH halk vekili kalacağımız durumu, hakkın, gerçeğin diğer yedi parti ve 202 halk vekili yanında olduğu anlamına gelmez. Saygıdeğer bayanlar ve baylar, HÖH yalıtımda olmayacaktır! İnsani değerler, en derindeki duygular yalıtımda kalacak, diğer bir değişle sizler çok ciddi bir insani değerler yalıtımına düşeceksiniz. (GERP sıralarından gürültü ve bağrışlar.)

Yöneltilen bir soruya yanıt borçluyum; “Hak ve Özgürlükler Hareketi bu konuyu neden şimdi ortaya koyduğunu? Neden iktidarda olduğunuz dönemde bunu yapmadığımız?”, ile ilgili.

Size yanıtını vereceğim. Biz bu konuyu ilk defa ortaya koymuyoruz. İktidarda olduğumuz dönemde de gündeme getirdik ve bunun üzücü cevabı da şudur; “Koalisyon ortaklarımızdan anlayış göremedik. Evet, itiraf ediyorum.

Avrupa yanlısı iktidar olduğunuz iddiasında bulunuyorsunuz. Bunu oylarınızla kanıtlayınız çünkü…

GERB’in olduğu sıralardan: Ağlamaya başlayacağım!

Lütvi Mestan: Bayanlar ve baylar, oturduğunuz yerden attığınız bu çığlıklar Mogilâne’de, Nanovitsa’da, Momçilgrat’da, Raven’de ve Mleçino’da ki 30. yıldönümümü vesilesiyle düzenlenen sözde Soya Dönüş Süreci anma törenlerinden sonra tanık olduklarımız, siyasi alaycılığın görünümüdür. Sonra da insanları açık alan toplantılarına getirmek için Hıristiyan bayramlarını kullanıyor diye HÖH başkanını suçladınız. Bu siyasi bir alaycılıktır, çünkü Hıristiyan bayramlarını sözde Soya Dönüş Sürecinin kurbanları seçmedi, özümlemeye (asimilasyon) uğrayan Bulgaristan yurttaşları seçmedi, bunu o zamanki iktidar karanlık Soya Dönüş Sürecinin başlangıcı olarak Noel’i seçti.

17 aylık Türkân bebek Noel günü öldürüldü. Ve ben buradan soruyorum: Merak ediyorum hangi yozlaşmış bütüncül (totaliter) bilinç İsa Mesih’in Doğuşu, Yeniden Doğma, Soya Dönüş Süreci arasındaki köken bilimsel bağlantıyı aramış? Bu, ne Mestan’ın, ne de Hak ve Özgürlükler Hareketi’nin seçimidir.(Yine GERB sıralarından laf atmalar).

Biz adların kıymetini iyi biliyoruz çünkü onlar bizden alındı ve bu yüzden tüm anma törenlerimiz Noel vesilesiyle Hıristiyanları selamlamakla başlıyordu. 27 Aralık günü Momçilgat’ta ise Başkan’ın ilk tümcesi Aziz Stefan Günü vesilesiyle Momçilgrat’ta yaşayan Stefan adlı yurttaşları selamlamasıyla başlamıştı. İşte budur HÖH’ün büyüklüğü.

GERB sıralarından: Peki öpücük…

Lütvi Mestan: Ancak bizler de bekliyoruz bakalım bu Yasa tasarısını alaycılıkla ret edebilir misiniz diye.

Biz geçmişe intikam almak için dönmüyoruz. Biz geçmişten bir konuyu gündeme getirmiyoruz, çünkü şu an adlarını geri alamayan binlerce yurttaş var. Bu yüzden bu Yasa tasarısı geçmişe dönmek değildir, bu sözde Soya Dönüş Süreci yaralarının tedavisidir, ancak bugünün tarihiyle.

Belki de daha fazla kanıta gerek yoktur. Sadece birini size hatırlatacağım.

1 Şubat günü şair Mehmet Karahüseyinof’un çok acıklı kendini ateşe vermesinden tam 30 yıl geçti. O sözde Soya Dönüş Sürecine karşı gelmek için kendini ateşe verdi. (GERB sıralarından gürültü ve bağırışlar: Zaman!).

Bitiriyorum. Bu hareket ne sade zayıflık ne de korkaklığın bir ifadesidir. Bu, onun var olma öğelerinden yoksun bırakılan, coşkun ruhuna zarar veren çok acıklı arınması için ateşe adım atışıdır.

Şairin 5 yıl sonra yaralarından çektiği acılar sonucu Metodi Asenof Karahanof adıyla öldüğünü size hatırlatmak istiyorum. (GERB sıralarından gürültü ve bağırışlar: Zaman! Meclis Başkanı sürenin dolduğu yönünde işaret veriyor).

Ben bugün soruyorum, “30 yıl önce, adı için kendini yakan bu kişi, adını geri nasıl alacaktır? Ruhu nasıl erinç bulacak? Nasıl?! Yanıtı Yasa tasarısına ilişkin vereceğiniz oydadır.

İlginize teşekkür ederim. (HÖH sıralarından alkışlar).

 

Kaynak: dps.bg