Göçmen kızı

Doğan Aydın- Beş yüz sene bir arada yaşadık. Sizler birbirinizi doğrarken, medeniyet getirdik sizlere. Yol yaptık, han yaptık, aşevi yaptık. Bu hizmetler için bir bedel de istemedik sizden. Ne dininize karıştık, ne de dilinizi değiştirdik. Ne de baskı ve zulüm gösterdik sizlere. İsteseydik, bunların en alasını yapabilirdik. Fakat yapmadık, yapamazdık. Çünkü bizim inancımız, başkasına kem gözle bakmayı bile yasaklar. İnanıyorsanız, ancak insanlığa hizmet edebilirsiniz. Biz de bunu yaptık yıllarca. Bu yüzden sizlerle ayrı gayrı olmadık. Hep beraber mutlu ve huzurlu bir şekilde yaşadık.

Ne oldu da şimdi bu zulmü reva gördünüz bizlere. Önce elimizden bütün mallarımızı aldınız. Ekmeği bile karne ile sayılı verdiniz bize. Bir yerden başka bir köye gitmek için bile müsaade etmediniz. Yalnız izin verirseniz gidebildik, diğer köydeki akrabalarımızı görmeye. En kötü işlerde karın tokluğuna çalıştırdınız yıllarca bizi. Esir hayatı yaşattınız, beş yüz senelik kendi topraklarımızda. Bunlarda yetmedi. Sonunda isimlerimizi değiştirmeye kalktınız. Niçin, Ayşe, Fatma ismini çok gördünüz bizlere. Biz size böyle mi? Yaptık. Vefat eden dedemi bile defnetmeye müsaade etmediniz. Ne kendi mezarlığınıza koydunuz, ne de bizim kabristanımıza. Bilmiyorsunuz belki ama gece yarısı kalktık çıkardık dedemi sizin gömdüğünüz yerden. Biz inandığımız gibi tekrar defnettik dedemizi.

Okulda, evde Türkçe konuşan var mı? Diye beni sıkıştırdığınızda, korkudan var diyemedim. Şunu biliniz ki annem, babam hepimiz göğsümüze al bayrağımızı kazıdık, vücudumuzu kanatarak. Nüfus da ismimizi değiştirdiniz fakat göğsümüzdeki al bayrağı silemediniz. Silemeyeceksiniz.

Sonunda sürgün ettiniz, sesini birazcık çıkartan anamı, babamı. Ne istediniz onlardan. Yıllar geçti bir haber alamadık. Öksüz bıraktınız beni bu topraklarda.

Unuttuğunuz bir şey vardı. Bizler ölürüz fakat asla dinimizden, bayrağımızdan dönmeyiz.

Beş yüz senenin sonunda her kötülüğü reva gördünüz bizlere. Milyonlarca insanımızı katlettiniz. Bir o kadarını da, geri gönderdiniz anavatanımıza. Unutmayınız ki bizler, tekrar kök salarak filizleneceğiz. Sizleri ise tarih hiçbir zaman affetmeyecek.

Evet, ben bir göçmen kızıyım. Ne annem var ne de babam. Çektiğim sıkıntıları Rabbim kimseye çektirmesin. Belki de birçok şeyimi kaybettim, amma Vatanım, bayrağım, inancım sapasağlam, duruyor. Dimdik ayaktayım, elhamdülillah.

civilaydin@gmail.com

İLGİNİ ÇEKEBİLİR

Özal Öldürüldü mü?

Doğan Aydın- Bazı yöneticiler vardır ki sessizlikten kendisini kimse tanımaz, bazı yöneticiler de risk alır, …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir