Düşük maliyetler, Bulgaristan’ı Yunan ve Romen şirketleri için cazip hale getiriyor

Söyleşiler

Balkanlar’a ekonomik kriz ve zorlu tasarruf tedbirlerinin hakim olduğu şu dönemde, Bulgaristan’ın ‘düz oranlı vergi’ uygulaması, düşük maliyetle şirket kurma imkanı sağlıyor. Düz oranlı vergi sistemi, mükelleflerin toplam gelir ya da kârları üzerinden eşit ve tek bir oranda vergi ödemelerine dayanıyor.

Resmi istatistiklere göre Bulgaristan’da 2 binin üzerinde Yunan ve 300’e yakın Romen şirketi kayıtlı bulunuyor. Bulgaristan Milli Gelir İdaresi (NRA), ülkede vergi beyannamesi veren, tamamı Yunan sermayesine ait şirketlerin sayısının, 2006 yılından bu yana üç kat arttığını bildiriyor.

Söz konusu şirketlerin sayısı, 2006 yılında 733 iken, 2010 sonu itibarıyla 2.074’e ulaştı. En büyük artış ise, Bulgaristan’ın kurumlar ve kişisel gelir vergisini yüzde 10’a sabitlediği 2008 yılında yaşandı ve o yıl, kayıtlı şirket sayısı 619’dan 1.168’e çıktı. O tarihten bu yana Bulgaristan’daki şirket operasyonlarında, yılda ortalama 600 şirketlik bir artış görülüyor.

Tamamı Romen sermayesine ait şirketlerin sayısında da benzer bir eğilim söz konusu. 2006 yılında sadece 33 olan şirket sayısı, 2010 yılında 272’yi buldu.

Eldeki veriler, komşu ülkelerdeki şirketleri Bulgaristan’a çeken etkenler arasında düşük vergi oranlarının da yer aldığını ortaya koyuyor. Örneğin Yunanistan’da yüzde 24 oranında kurumlar vergisi uygulanıyor, ki bu rakam komşu ülkede uygulanan oranın iki katından fazla.

Yunan şirketlerin Bulgaristan’a kaymasına neden olan bir diğer etken ise, Yunanistan hükümetinin, ülke tarihinin en ciddi mali ve ekonomik krizi kapsamında uygulamaya koyduğu tasarruf tedbirleri.

Selanik merkezli Yunan Moda Endüstrisi Derneği’nin genel müdürü Theofilos Aslanidis’e göre, Yunan şirketlerinin komşu ülke Bulgaristan’a kayması “yeni bir şey değil”; aksine bu sürecin başlangıcı 1990’lara dayanıyor.

Aslanidis, “İşlerini Bulgaristan’a kaydırabilecek olan herkes bunu zaten yaptı; kimse krizi beklemedi,” diyor. Bulgaristan’da işçilik maliyetlerinin düşük olması da şirketlere cazip gelen unsurlar arasında. AB istatistiklerine göre Yunanistan, ücretlerin en yüksek olduğu ülkelerden biri. Oysa Bulgaristan, bu bakımdan listenin en alt sıralarında yer alıyor.

Bulgaristan’daki ucuz iş gücü imkanlarından övgüyle bahseden ve “Yunan şirketleri, bu sayede perakende sektöründeki operasyonlarını güçlendiriyor,” diyen Aslanidis, Bulgaristan’ın gümrük sektöründeki bürokratik engellerin azlığını da takdirle karşılıyor.

Bulgaristan’ın düşük ulaştırma maliyetleri, ucuz kiraları ve istikrarlı ekonomisi, yabancı şirketleri ülkeye getiren etkenler arasında yer alıyor.

Özellikle Romanya hükümetinin vergileri artırıp düzenlemeleri sıkılaştırmak için uygulamaya koyduğu mali reformun ardından, Romen şirketleri de Bulgaristan’da daha fazla varlık göstermeye başladı. Romen hükümetinin reform hamlesi, uluslararası finans kurumlarının, ülkenin sıkı tasarruf tedbirleri alıp ekonomik krizi kısmen de olsa bertaraf etmesine yardımcı olmak üzere verilen 20 milyar avroluk krediye dayalı talepleri doğrultusunda gerçekleştirildi.

Romanya’da kurumlar gelir vergisi oranı yüzde 16. Ancak yetkililer, çalışan sayısı en fazla dokuz, yıllık cirosu ise 100 bin avrodan olmak kaydıyla, mikro ölçekli işletmeler için bu oranı yüzde 3 olarak yeniden düzenledi.

Romen ekonomi dergisi CAPITAL’in editörü Aurel Dragan’a göre ülke “bürokratik ve mali engeller o kadar fazla ki, Romen şirketleri, daha uygun koşullarda iş yapmak için, rotalarını — güneydoğu Romanya’da yerleşik şirketler için coğrafi açıdan yakın konumda yer alan — Bulgaristan’a çeviriyor.”

 

Komşu ülke Romanya’daki tasarruf tedbirleri, iş durdurma eylemlerine ve yanı sıra şirketlerin Bulgaristan’a kaymasına neden oluyor. [Reuters]

Düşük vergi oranları, ülkeyi şahıslar açısından da cazip hale getiriyor. Bir süre önce Rusçuk’taki NRA merkezi tarafından yapılan bir açıklamada, kentteki en zengin kişinin, geçtiğimiz yıl 3,12 milyon leva (yaklaşık 1,6 milyon avro) kazanan Romen bir danışman olduğu belirtildi.

NRA’nın verdiği bilgiye göre, ismi açıklanmayan bu kişinin, geçtiğimiz Mayıs ayı itibarıyla vergi borcu 187 bin leva (95 bin avro) idi.

Bulgaristan’da şirket kuranların dışında, faaliyetlerinin bir kısmı için Bulgaristan’dan dış kaynak kullananlar da mevcut. Hatta Bulgar Dış Ticaret Enstitüsü başkanı Jechko Dimitrov’a göre, dış kaynak kullananların sayısı, şirket kuranların sayısından çok daha yüksek. Pek çok kimse, bunun ülke açısından olumlu bir şey olduğunu, zira belirli bölgelerdeki insanlara iş imkanı sağladığını düşünüyor. Fakat ülkedeki genel ekonomik tabloya bakan Dimitrov aynı fikirde değil.

 

 

“Dış kaynak kullanan şirketlerin elde ettikleri tüm kâr yurtdışına dönüyor. Bu, Bulgaristan için iyi bir şey değil. Yatırımcılar bulup, onları işlerini tamamen Bulgaristan’a taşımaları yönünde ikna etmemiz gerekiyor. Bu şirketler, ülkemizde iş gücü daha ucuz olduğu için buraya geliyor. Tek faydaları bu.”

Düşük vergi mekanizmasının işe yaramadığını düşünen Dimitrov’a göre, bu sistem işe yarıyor olsaydı, “çok daha büyük çaplı yatırımcılar, genel merkezlerini ve mali dengelerini Bulgaristan’a taşırdı.”

“Öyle görünüyor ki önemli olan vergilerin nominal değeri değil, Bulgaristan’da iş yapmanın toplam fiyatı. İyi bir ulaşım altyapınız yoksa, bürokrasi ve yolsuzluk ile ilgili sorunlarınız varsa, iş yapmak daha pahalı hale geliyor. Durum böyleyken, vergilerin daha düşük olmasının ne faydası olacak?”

“Kasabaların küçük köylerindeki küçük çaplı tüccarları ülkeye çekmek, bir bölgeyi ve ekonominin genelini kalkındırmak için uygun bir politika olamaz.”

 

SETimes.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir