İlk tablonuzu ne zaman yaptınız?
İlk tablomu askere gitmeden önce 1974 yılında çizdim. O zamanlar okulda tablolar yapılır, sonra da salonlara asılırdı. O tabloları ben yapıyordum. Sonra 1975 yılında tarım okulunda okurken birinci tablo yarışması vardı, Orada ben birinci oldum. Sonra da bir arkadaşımın portresini yaptım.
Şu anda Türkçe öğretmenisiniz. Bunun yanı sıra resim yapmak için vakit ayırabiliyor musunuz?
Bir okul öğretmeni olarak ben işimin yanı sıra öğrencilerimi celp etmek ve stres atmak için verdiğim örnekleri resim çizerek veriyorum. Küçükler resim çizmeyi çok seviyorlar. Onların defterlerine not yazmak yerine diyorum ki, ‘Kim çok güzel yazarsa onun defterine bir şeyler çizeceğim.’ Onlar da merakla bekliyorlar çizeceğim şeyi. Tahtaya da bazı şeyleri, mesela harfleri yazarken o harfle başlayan bir hayvanın veya bitkinin resmini çiziyorum. Bu şekilde onlar daha iyi öğreniyorlar. Böylelikle neredeyse her gün resim yapmış oluyorum. Ben, çizilebilecek her bir köşeyi değerlendiriyorum. Okula genelde erken saatlerde gidiyorum. Önce işimle ilgili planladığım işleri yapıyorum. Kalan boş vakitte ise resim çiziyorum. Dersler başlayana kadar hem stres atıyorum, hem de dinleniyorum resim yaparak. Bunun için günde iki saat ayırıyorum. Eve dönünce yine ders sonrası yorgunluğumu resim çizerek atıyorum.
İlk tablonuzu ne zaman sattınız?
İlk tablomu askerdeyken sattım. O zamana kadar da çok çiziyordum, ama satmıyordum. Daha çok hediye ediyordum. Askerde çizdiğim tabloları arkadaşlarım doğum günü ve özel günlerde hediye etmek için alıyorlardı. Şimdi çizdiğim tabloları evime asıyorum, ama biri gelip beğenince alıyor. Facebook’ta benim bir köşem var. Orada çizmiş olduğum resimler var. Ama o sadece dost çevrem için, herkese ulaşıma açık değil. Dost çevreden siparişler geliyor. Genelde asıl müşterilerim Ardino ve Kırcali bölgesinden işadamları, avukatlar v.s. Çok çizdiğim Rodop tabloları, Şeytan köprüsü ve Ardino bölgesinin resimleri tercih edilenler arasında. Bazı müşteriler evini çizdiriyorlar. Türkiye’de çok güzel evi vardır, ama buradaki eski, belki yıkılmak üzere olan evini çizdirip yaşadığı evinin duvarına asıyor. Bunu yaşadığı yeri unutmaması için çizdiriyor.
Ne tür tablolar çiziyorsunuz?
Ben bir yıl Almanya’da çalıştım. Orada hazır tablolar sattım. Yeni açılan kahvehanelere gidiyordum tablo satmaya. Orada insanın çeşitli tercihlerini gördüm. Hangi insanların ne gibi resimleri tercih ettiklerini öğrenmiş oldum. Çiçekli ve çok renkli tabloları alanlar genelde kahvehane işletenlerdi. Kahvehaneye gelen müşteriler öyle resim görmekten hoşlanıyorlardı. Orada epey tecrübe kazanmış oldum. Kendi tercihimi kimseye zorla kabul ettiremem ve ettirmemeliyim de. Resmi çizmeden önce müşteriyle görüşüyorum ve onun isteklerini göz önünde bulundurarak istediği resmi çizerim. Rodop manzaraları her yerde tercih edilen tablolardır. Ben genelde bol renkli tablolar çizmeyi seviyorum. Bu da müşterileri memnun ediyor. Güzel renklerle süslenince resim daha doğal oluyor. Resim monoton olmamalı. Canlı renkler kullanıldığı zaman sergilenen sanat daha canlı oluyor. Benim tercihim bu. Bazı ressamlar koyu renkleri tercih ediyorlar. Bir ressamın resimleri herkese hitap edemez. Herkesin ayrı ayrı seçenekleri var. Bir ressamda bulamadığın tercihleri başka ressamda bulabilirsin. Bir de detaylı çizmeyi seviyorum. İnsanların neyi sevdiğini, duygu ve düşüncelerini bildiğim için ne çizeceğimi daha rahat seçiyorum, ayçiçeği sevenlere ayçiçeği, hayvanları sevenlere hayvan resimlerini çiziyorum. Artı çizdiğim tablolar herkese uygun olmasına da dikkat ediyorum. Buradaki amacım, herkesin evine sanatın ulaşabilmesi.






Del.icio.us
Facebook
Google
Yahoo
Mynet
Linkibol
BlinkList
Digg
Furl
Technorati
Bagcik
Live




