Bulgaristan’da İsim Değiştirme Hastalığı

2013 yılında Varna Belediye Meclisi bölgede bulunan Türkçe yer isimlerini değiştirme girişiminde bulunmuştu. Buna karşın Bulgaristan kamuoyundan gelen tepkiler, Türkiye’den, özellikle o dönem genel başkanlığını yürüttüğüm Bal-Türk’ün proaktif girişimleri sonucu, Varna Valisi meclisin değişiklik kararını veto etmişti. Bulgaristan Başbakanı, Cumhurbaşkanı ve Varna Valisine yazılan mektuplar sonuç vermiş, aklıselim galip gelmişti. Aradan geçen beş yıla yakın […]

Devamını oku

Usul Olmadan, Vusul Olmaz!

Eskilerin bir sözü vardır: “Usul olmadan, vusul (ulaşma) olmaz”! Niyet, bir hedefe ulaşmaksa, o hedefe ulaşmakla ilgili usulü de işletmek gerekir. Bu bir zarurettir. Diğer bir ifade ile hiçbir usule/yönteme uymadan, bir metodolojiye sahip olmadan maksada varamazsınız. Atalarımız bunu, çok özlü, kısa bir şekilde ifade etmiş: Usul olmadan, vusul olmaz! Bursa’da Hak ve Özgürlük Hareketi […]

Devamını oku

Да бъдем единни, да бъдем заедно

На  една от конференциите, която бях дал  в Истанбул казаn, че  след падането на социалистическия режим в България породилото се описание Турско политическо движение и  становището  „Турското политическо движение” е лъжа. Да, Движението за права и Свободи, с името си, със състава си, с действията си е точно една лъжа за Турско политическо движение. Една […]

Devamını oku

Bir Olmak, Beraber Olmak

Türk Siyasi Hareketi Yalanı İstanbul’da verdiğim bir konferansta, sosyalist rejimin yıkılmasının ardından Bulgaristan’da ortaya çıkan Türk siyasi hareketini anlatmış ve hüküm cümlemde “Bu bir Türk Siyasi Hareketi Yalanıdır” demiştim. Evet, Hak ve Özgürlükler Hareketi, hareketin adıyla, içeriğiyle ve eylemleriyle tam bir Türk Siyasi Hareketi Yalanıdır. Kocaman bir yalan, Türklerin haklarını savunuyoruz yalanı, demokratiğiz yalanı, liberaliz […]

Devamını oku

Asıl Mesele

Bir konu hakkında müzakere edilirken, kenardan köşeden bahsedilir. Ama işin esasına yaklaşılamaz; işte o zaman bir sonuca da varılamaz. Balkan camiasının, sivil toplum kuruluşlarının durumunu biraz da buna benzetiyorum. 2011 yılında genel başkan olarak oluşturduğum yönetim kuruluna yönelik şöyle bir eleştiri almıştım. “Bu çoluk çocukla mı,… ?” Cümleyi tamamlama gereği duymuyorum. Kasıt şu idi, otuz […]

Devamını oku

Boğma Harekâtı…

Osmanlı-Rus Harbi’nden sonra Bulgaristan önce özerk prenslik, Balkan Harbi’nden sonra da bağımsız oldu. Osmanlı yadigârı Evlad-ı Fatihanın hakları Berlin Antlaşması gibi uluslararası ve Osmanlı (daha sonra Türkiye) ile Bulgaristan arasında yapılan ikili antlaşmalarla teminat altına alındı. Lakin bu haklar tam manasıyla fiiliyata hiçbir zaman yansımadı; fiiliyata yansıyan haklar da zamanla törpülendi. Örneğin 1946 yılına kadar […]

Devamını oku

Çuvaldızı Kendine, İğneyi Başkasına

Biz Bulgaristan muhacirlerinin maruz kaldığı ve sık sık kamuoyunda gündem olan bir “Bulgar” meselesi var. Diğer bir ifade ile Bulgaristan’dan anavatana göç etmiş Türklere “Bulgar” denilmesi… Bu konunun iki boyutu var. Birincisi Bulgaristan muhacirlerine günlük konuşma ve yazı dilinde “Bulgar” diye hitap edilmesi; ikincisi ise vatandaşlık bağı ifade edilirken “Bulgar Vatandaşı” denilmesi. Bu yazımda bu […]

Devamını oku

Pes etmek yok, maraton devam ediyor!

26 Martta Bulgaristan demokrasi tarihinin en ilginç seçimlerinden birisi yaşandı. Daha cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce DOST Partisi için tedbir alıp, AB dışı ülkelerde sandık sayısını sınırlandıranlar bu seçimde de boş durmadı. Oluşan büyük koalisyon bir vatandaşın en tabii hakkı olan ülkesine girmesini engellemeye çalıştı. Bulgaristan’da DOST Birliği’ne oy verilmesin diye her türlü baskı ve tehdit vardı. […]

Devamını oku

Bulgaristan Türkleri ile Gurur Duydum

Bulgaristan’daki bir erken seçim daha geride kaldı. Özellikle son bir aydan beri öne çıkan ise Türkiye’deki seçmenlerin nasıl engelleneceği ve DOST Birliği’nin önün nasıl kesileceği üzerine odaklandı. Merkez Seçim Kurulu’nun  üç gün önce ortaya çıkan 13 Mart tarihli kararı ki buna göre yurt dışında taahhütname ile oy kullanacak olan seçmelerin dilekçelerininsadece sandık heyeti önünde doldurulma […]

Devamını oku

Gün ola, harman ola

2007 yılında Türkiye IMF ile antlaşma yapmayınca önemli bir çizik yedi. Onların tabiriyle “Türkiye rayından çıkıyordu”. Türkiye, “ben kendi ekonomimi yönetirim” demişti. Ardından ülkemizin hizaya sokulması gerektiği kararı alındı ve icra edildi. Halen de A’dan başlayan planları başarısız oldukça yenisi devreye alınıyor. Ve inanın AlFaBe’de harf kalmasa bile bunlar Türkiye’yi zapt-u rapt altına almak için […]

Devamını oku