Büyükelçi Süleyman Gökçe: “Türkiye’nin, Bulgaristan’ın içişlerine müdahale etmesi söz konusu olamaz”

Haberler

Türkiye’nin Sofya Büyükelçisi Süleyman Gökçe, BTV’de canlı yayında gazeteci Jeni Marçeva’ya verdiği demeçte, Bulgaristan meclisinin, Türkiye’nin Bulgaristan’ın içişlerine karıştığı iddialarını araştıracak bir komisyon kurulması hakkında, “Türkiye, Bulgaristan’ın içişlerine müdahale etmemiştir. Bunu kesin olarak söylemek istiyorum. Burada siyasi nedenlerden dolayı bir girişim söz konusu, fakat burada duracağım, çünkü her bir meclisin görevi her türlü karar almaktır” dedi.

Büyükelçi, “15-16 yıl önce Türkiye Parlamentosu, oybirliğiyle aldığı bir kararla Türkiye’nin Bulgaristan ve Romanya’nın üye olmasından önce NATO’nun genişlemesine izin vermemesini sağladı. Retorik bir soru yönelteceğim-o zaman bu kararı birisi Bulgaristan’ın içişlerine müdahale olarak kabul ediyor muydu?!” diye sordu.

Gökçe, “Kesinlikle böyle bir komisyonun kurulması çok üzücü ve kırıcı bir şey olduğunu söylemek isterim, ne yazık ki böyle bir şey duyuyoruz. Türkiye, Bulgaristan’a komşu ve iyi bir dost ülke olmasından başka NATO ve AB çerçevesinde müttefik ve ortak bir ülke olduğunu da ispatlamıştır. Bence olayların bu şekilde gelişmesi çok yazık” diye belirtti.

Ankara için Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH) Başkanı’nın mesela Doğan değil de, Mestan olması neden bu kadar önemli?

-Bu soruya cevap vermemeyi tercih ederim, çünkü işte bu tam olarak Bulgaristan’ın içişlerine müdahaledir. Bir şeyi izah etmek istiyorum, bütün saygımla Türkiye hiç bir zaman her hangi bir Bulgar siyasetçisinin bir siyasi güç veya Bulgaristan’da bir tanınmış kişi ile ilgili olaylarda taraf tutması ricasında bulunmamıştır.

HÖH partisinin Başkanı’nın kim olacağı konusunda kimse baskı uygulamamıştır.

Mestan’ın yeni parti kurması fikri Türkiye’nin Sofya Büyükelçiliği konutunda mı doğdu?

-Hayır, böyle bir soruya şaşırdım. Ne Türkiye, ne de Türkiye’nin diplomatik misyonlukları başka ülkelerin içişleriyle uğraşmıyor. Açık ve net bir şekilde söylemek isterim ki, içişlere müdahale olarak yorumlanabilir hiçbir şeyle ilgili yorum yapmak istemem ve belki de basında yer alan haberler doğru değil veya bir kısmı yalan olabilir. Büyükelçilikler, gazete ve elektronik medyalara sahip değil.

Dünyadaki en çok bilinen gazetelerin redaksiyonları ve gazeteler dahil, hiçbir medyaya inancım yok. Bunun için de çok sağlam nedenlerim var. Çünkü her bir medya, ister basılı, ister elektronik olsun, her zaman önyargılı bir bakış açısına sahiptir.

Doğan ve Peevski’ye Türkiye’ye giriş yasağı var mı?

-Ne bunu doğrulayabilirim, ne de reddedebilirim, bunun için sebebim var. Bu konuda Türkiye iktidarı tarafından resmi açıklama yapılmadı. Şimdi bana bunu soruyorsunuz ve tüm izleyicilerinize söylüyorum ki, bu bilgiyi ne doğrulayabilirim, ne de reddedebilirim.

Bulgaristan’da medyalarda bu konu hakkında çok şey yazıldı, çizildi ve buna çok şaşırdım. Bu sorunun cevabı budur, izleyicilerinizin cevaptan memnun olmalarını umarım.

HÖH partisinin tüm elitinin, yani 130’dan fazla kişinin Türkiye’ye giriş yapmalarının yasaklandığına dair haberle ilgili Süleyman Gökçe, “Ben de bu haberi ilk defa bir gazetede okudum. Bunu medyada okuduğum için bilgi sahibi olmak isterim, fakat yorum yapamam. Bu soruyu medyaların bu bilgiyi aldığı kaynaklara yöneltmelisiniz ve bu bilgiyi kimin verdiğini öğrenmelisiniz” dedi.

Büyükelçi, hiçbir zaman ne Ahmet Doğan, ne de Delyan Peevski ile görüşmediğini söyledi.

Kısa bir süre için Lütfi Mestan ile görüştüğünü ve doğum günü için bir tesbih hediye ettiğini paylaştı.

Mestan, güvenliğini sağlamak için neden Türkiye Büyükelçiliğine sığındı?

-Bu konuyla ilgili yorum yapmamayı tercih ederim, çünkü burada söz konusu güvenlik değil. Mestan’ın her zaman basın mensuplarının sorularını yanıtladığını düşünüyorum ki, ülkenin doğrudan içişlerine ilişkin bir soru soruyorsunuz ve açık bir şekilde bu olaya karışmak istemediğimi söyledim. Sayın Mestan, artık bu sorunun cevabını verdi.

Büyükelçi, Mestan’a yardım etmeyi teklif etmediğini, önceden planlanan bir akşam yemeğinde kısa bir süreliğine görüştüklerini ve olayların herkesin artık bildiği şekilde geliştiklerini izah etti.

Bulgaristan’ın eski Dışişleri Bakanı Vigenin, Parlamento’da Türkiye, Bulgaristan’ın içişlerine karıştığı iddialarını araştıracak bir komisyon kurulması, Bulgaristan ve Türkiye ilişkilerinin kötüleşmesine sebep olabileceğini açıkladı. Bunun hakkında ne diyeceksiniz?

-Bu sorunun Sayın Vigenin’e yönetilmesi gerektiğini düşünüyorum, benim ona büyük bir saygım var ve eğer o eski bir Dışişleri Bakanı olarak bunu söylüyorsa, muhtemelen bir şeyi göz önünde bulunduruyor ve ona neyi göz önünde bulundurduğu sorulmalı.

Büyükelçi’nin ifadelerine göre Sofya ile Ankara arasındaki ilişkiler çok iyi.

Kostov’un bir yorumunda Gökçe’nin Bulgaristan tarafından istenmeyen adam ilan edilmesi gerektiği sözleriyle ilgili Büyükelçi: ”Bu tür yorumlardan şaşkınım. Belki de benden yorum yerine onun bu düşüncesini izah etmesini istemeniz daha iyi olacak.

Her şey çok üzücü, bu tür sözleri duymak çok üzücü, bu kadar çok, bir dizi bu tür açıklamalar yapılması çok yersiz ve hangi ülkeler söz konusu olursa olsun iki ülke ilişkileri açısından faydalı değil.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Antalya’da G-20 Liderler Zirvesi’nde konuşmasında dile getirdiği her an mülteciler için Bulgaristan ve Yunanistan ile sınır kapılarını açabileceğine dair sözleriyle ilgili Büyükelçi, bunların yine basında yer alan iddialar olduğunu belirtti. Üstelik toplantının tutanaklarından sızan ifadeler olduğu sanılıyor. Ne AB, ne de Türkiye tarafından bu belgenin otantik olduğu doğrulanmış değil. Yine de Cumhurbaşkanı Erdoğan bu iddialarla ilgili basında yer alan yorumlar yaptı”.

Büyükelçi, “Bu ifadeler bağlamında bazı ayrıntılara değinmek istiyorum. Türkiye, AB üyesi birçok ülke tarafından Suriye’den kaçan tüm mültecileri karşılayıp, bu insanların sınırlarından çıkmalarına izin vermemesi için baskıya maruz kaldı. Bu durum Türkiye’de büyük tepkilere yol açtı. Ben Irak ve Suriye’de sorunun kaynağı ortadan kaldırılmadıkça bir ülkenin sınırlarını açarak, tüm mültecileri kabul edip ülkede tutmasını mantıklı bulmuyorum. Aslında Cumhurbaşkanı, şimdi dünyada en büyük sayıda mülteci kabul eden Türkiye’de kamuoyunun tepkisine bu şekilde karşılık verdi” dedi.

Büyükelçi, Türkiye’de mültecilerin sayısının 2,9 milyona ulaştığını ve bu sayının Bulgaristan nüfusunun neredeyse yarısına denk geldiğini belirtti.

Türkiye nasıl bir durumda sert tepki verebilir ve mültecileri sınırda durdurmaktan vazgeçebilir?

-Elimizden gelen her şeyi yapamaya çalışıyoruz ve bunun da doğrulanabileceğini düşünüyorum. Elimizden bu kadar geliyor. Bu durumla daha iyi baş edebilecek biri varsa, gelsin de onunla birlikte çalışalım.

Büyükelçi, resmi verilere göre şimdi Bulgaristan’da 940 mülteci olduğunu belirterek, “Türkiye’nin bu konuda ne yapıp, yapmadığını tartışmaya başlayabiliriz” dedi.

Son zamanlarda meydana gelen terör eylemlerinin ana hedefinin ne olduğu sorusu üzerine Gökçe, bunun terörizmden kaynaklandığını, Türkiye’nin ise uzun zamandır terörizmle mücadele ettiğini belirtti.

Büyükelçi, “Son birkaç ayda Ankara, İstanbul ve ülkenin başka yerlerinde olmak üzere bir dizi terör saldırıları yapıldı. Bazıları PKK saldırıları, sonuncusu ise Suriye sınırları dahilinde terör örgütü olarak tanımlanmasını istediğimiz PKK’nın Suriye’deki kolu PYD’nin askeri kanadı YPG saldırısıdır. Başka saldırılar ise DAİŞ’in (Irak-Şam İslam Devleti) düzenlediği saldırılardır. Maalesef, Türkiye terörizme karşı savaşılan bir cephe haline geldi” diye ifade etti.

Bu terör saldırılarını kim ve nasıl finanse ediyor?

-Son zamanlarda bunu çok dikkatli bir şekilde araştırıyoruz. Terörizm bir boşluktan doğmaz, finansman kaynakları var ve hepsi uluslararası organize suç şebekeleri tarafından desteklenen çeşitli yasaklı maddeler kaçakçılığı ağları yoluyla yasa dışı faaliyetlerden elde edilen kaynaklar. Bu sorunu çok dikkatlice ele alıyoruz ve Bulgaristan dahil, dostlarımızla ve müttefiklerimizle üzerinde çalışıyoruz. Eğer terörün finans kaynakları kesilmezse, terör örgütlerinin suç eylemlerini durdurmaları beklenilemez. Bu bir kısır döngü – uluslararası kaynaklarla beslenen bir canavar.

Kaynak: Kırcaali Haber