Bulgaristan’da camiler harabeye dönüyor

Balkanlardan Haberler Haberler
Bulgaristan'da camiler harabeye dönüyor

Bulgaristan Osmanlı mimarisinin seçkin örnekleri olan camiilere ev sahipliği yapıyor. Köstendil, Razgrad ve Şumnu; yüzyıllık mirası muhafaza eden kentlerin başında geliyor. Birçoğu; yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan ve kültür anıtı da sayılan camiler, Türkiye ile yapılan anlaşmalara rağmen, kaderlerine terk edilmiş durumda.

Bulgaristan’da 1500 cami bulunuyor. Kimi şu an müze ya da sanat merkezine dönüştürülen camiilerin birçoğu tamamen bakımsız ve terkedilmiş durumda. Ülkedeki, Osmanlı mimarisinin en nadide örneklerini saklayan Köstendil şehrindeki tarihi yapılar da yok olma tehlikesi ile karşı karşıya.

15. asırdan kalan Fatih Sultan Mehmet Camii, kültürel önemine rağmen kaderine terk edilmiş durumda. Milli kültür anıtı statüsüne sahip caminin restorasyonuna dahi izin verilmiyor. AB fon kaynaklarıyla tarihi eserler onarılıp korunurken, şehrin tam merkezindeki Fatih Sultan Mehmet Cami yıkılıyor.

Bulgaristan ile Türkiye arasında mabedlerin tamiratı için varolan anlaşma kapsamına alınsa da, camilerin tadilatı ile alakalı herhangi bir adım atılmıyor. Yıllarca define avcılarının kazılarına maruz kalan caminin içi harabeye dönmüş durumda.

Çökme tehlikesi yaşayan camide, sökülebilecek herşey alınmış. Ön cephesi teneke ile örtülü caminin ne kapı, ne de penceresi yerinde. Fatih Sultan Camii, diğer Osmanlı mirası eserler gibi saadetli günlerinden çok uzakta.

İBRAHİM PAŞA CAMİİ İADE EDİLMİYOR

Balkanlar’ın üçüncü en büyük camiine Razgrad şehri ev sahipliği yapıyor. Kanuni Sultan Süleyman devrinin sadrazamı Pargalı Damat İbrahim Paşa tarafından yaptırılan Maktul İbrahim Paşa Camii, Osmanlı’nın miras bıraktığı güzide yapılardan biri.

1616 yılına tarihlenen cami bulgaristan’ın milli kültür anıtı statüsünde. Ancak bu cami de diğer Osmanlı eserleriyle benzer kadere sahip. UNESCO Kültürel Miras Kataloğu’nda kayıtlı olan cami, 30 yıldan beri tamir görmemesi nedeniyle bakımsız bir halde.

Kültür Bakanlığı nezdindeki bölge tarih müzesine bağlı olan cami, onarıma muhtaç bir halde. Kapısına demir kilit vurulan camii, vakıfların iade davası sonuç vermediği için Müslümanlara iade edilmiyor.

İBADET EDİLEBİLEN NADİR CAMİLERDEN

Bulgaristan’ın bir diğer Milli Kültür ve Tarih Anıtı Statüsüne sahip camii ise Şumnu şehrinde yer alıyor. Şehrin simgesi olan Şerif Halil Paşa Camii ibadete açık nadir Osmanlı camilerinden biri.

1744’de inşa edilen cami Müslümanların ihtiyaçlarına cevap veriyor. Tombul Camii olarak da anılan yapı 2005 yılında restorasyona girmiş olsa da, bir ilerleme kaydedilemiyor. 2009 yılında Bulgaristan ve Türkiye kültür bakanlıkları arasında imzalanan kültür eserlerini koruma anlaşması gereğince, Türkiye’nin restorasyon işlerine başlamasına olanak tanındı.

Ancak buna rağmen tüm restorasyon ve tamir işleri bürokratik engellere takıldı. Yıllar önce konulan inşaat iskelelerin ise, ne zaman söküleceğineyse kimse cevap veremiyor.

BULGAR BAKAN KAYNAK SIKINTISINDAN ŞİKAYET ETTİ

Bulgaristan; farklı kentlerindeki çok sayıda Osmanlı eseri kaderine terk edilmiş durumda. Bir kültürel miras olan camiler neden restore edilemiyor? Bu sorunun cevabı için Bulgaristan Kültür Bakanı Vecdi Raşidov’la konuştuk.

Vejdi Raşidov, Bulgaristan’da uzun yıllardır kültür bakanlığı görevini yürütüyor. Ülkedeki kültürel ve tarihi değeri yüksek eserlerin başında gelen camilerin korunması için projeler geliştirdiklerini söyleyen Raşidov, kaynak eksikliğinden şikayet ederken şu ifadeleri kullandı:

“Camilerin yanı sıra diğer kültür anıtlarının restorasyonu için de kaynağa ihtiyacımız var. Ancak, ne devlet bütçesi, ne de Avrupa fon kaynaklarında bütçe yok. Camilerin mülkiyet sorunu ve davaları mahkemede sürüyor. Onlara müdahele edemiyoruz. Kültür anıtı olan camiilerimizin özelleştirilmesini, yıkılmasını veya aslından farklı amaçlar için değiştirilmesini durdurmaya çalışıyoruz. Ama bizi asıl tedirgin eden, şu an elimizde olan bu kültürel anıtların yenilenmesi için elimizde bütçenin olmaması”

Birçok caminin harap durumda olduğunu hatırlatan Vejdi Raşidov bu yapıların ülke kültür tarihi açısından önemine de şu sözlerle değindi. “Köstendil Camii 15. asırdan kalan çok güzel bir mabed. Bu ülkemiz için çok değerli bir eser. Harabe durumda olmasının tek nedeniyse, restore için yeterli desteğin bulunmaması. Milli kültür anıtı olan caminin hizmet ve bakım görmesi gerek. Bu bulgaristan için önemli bir kültür abidesi aynı zamanda. Örneğin Razgrad Camii’nin zeminine beton dökmüşlerdi, onu önledik. Camideki durum şimdi bir parça iyileşti.”

“TÜRKİYE’DEN KAÇIRILAN ANTİKALARI YAKALADIK”

Türkiye ile ortak çalışmalara imza attıklarını söyleyen Bulgaristan Kültür Bakanı Raşidov, yeni projelerin hayata geçirileceğinin müjdesini verdi. Türkiye’den kaçırılan kültürel değere sahip antikaları da yakaladıklarını vurgulayan Raşidov, son olarak şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye’deki mevkidaşımla çok iyi sözleşmeler imzaladık. Türkiye’den kaçırılan kültürel değere sahip antikaları yakaladık. Onların Türkiye’ye iadesi gerçekleşek. Ayrıca Edirne’de iki Bulgar kilisesi, buradaki kültür bakanlığı ve maliye bakanlığından kaynaklarla onarıldı.
Şu an çok iyi durumdalar. İstanbul’dan Bulgar vakıf mülkleri bize iade edildi. Şimdi yeniden masaya oturarak, Köstendil Camisini nasıl tamir edeceğimizi, İstanbul’da Sveti Stefan Kilisesinin onarımının nasıl yapılacağını karara bağlamamız lazım. Razgrad ve Köstendil’deki camiyi UNESCO Kültür Miras Anıtlar Listesine teklif edeceğiz. Türkiye’nin de, dünyanın tek demir kilisesi olan Sveti Stefan Kilisesini UNESCO’ya önermesi için anlaştık.”

Kaynak: Kuzey Haber Ajansı