Bulgaristan Türkleri, Ana Dilde Eğitim İçin Adil Düzenleme İstiyor

Balkanlardan Haberler Haberler

Balkan Türkleri Konfederasyonu Genel Başkanı Zülfettin Hacıoğlu, Bulgaristan’da Türkçe okuyan 10 binin üzerinde Türk çocuğu bulunduğunu, zor şartlarda eğitim gördüklerini belirterek, “Ana dilde eğitim talep eden azınlıklar varsa, bunların müfredatın içine alınması gerekli, en azından ilköğretimde” dedi.

Hacıoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Bulgaristan’daki yasalara göre Türklerin ana dillerini öğrenmeleriyle ilgili sorun bulunmadığını söyledi.

Bulgaristan Milli Eğitim Bakanlığının uyguladığı müfredatla Türkçe eğitimi zorlaştırdığını savunan Hacıoğlu, “Nasıl zorlaştırıyor? Diyor ki ‘Ana dildeki dersler, haftada 2 ya da 4 saat ve serbest seçmeli olacak.’ Daha önce zorunlu seçmeliydi. Bu, ne anlama geliyor? 08.30’dan 15.30’a kadar çocuk, normal müfredat derslerini yapacak, öğleden sonra da Türkçe görecek. Bu, ne demek? Çocuk, bütün gün yoruluyor… Yasa, ‘15.30’dan sonra Türkçe öğrenebilir’ diyor. Bunu bu şekilde engelliyorlar, çocuklarda şevk kalmıyor” şeklinde konuştu.

Yeni Türkçe kitap bastırılmadığını, 22 yıl önce basılan kitapların kullanıldığına dikkati çeken Hacıoğlu, “Önceki dönemde büyükelçilik yapan İsmail Aramaz’ın gayretleriyle 3’üncü ve 4’üncü sınıf kitapları bastırıldı. Şu anda Türkçe okuyan 10 binin üzerinde Türk çocuğu var. 22 sene önce bastırılan kitaplar fotokopi çektirilerek, çok zor şartlarda, fedakar öğretmenlerimizin gayretleriyle çocuklara eğitim veriliyor” ifadesini kullandı.

“Bütün partiler maalesef ön yargılı”

Hacıoğlu, Hak ve Özgürlükler Hareketi’nin (HÖH) eğitimle ilgili yasada değişiklik için önerge verdiğini vurgulayarak, bu parti dışında kimsenin konuya destek vermediğini dile getirdi.

“Anadilde eğitim talip eden azınlıklar varsa, bunların normal müfredatın içine alınması gerekli, en azından ilköğretimde” diyen Hacıoğlu, “Azınlık, ana dilini daha sağlıklı öğrensin’ diye böyle teklif verdi ama HÖH’ün dışındaki hiçbir parti buna destek vermedi maalesef. ‘Bütün partiler maalesef ön yargılı’ diyebiliriz. Maalesef Türklerin yararına kanun teklifi veya benzeri öneriler geldiği zaman hepsi birleşip Türklerin haklarına karşı oy kullanıyor. Sivil toplum kuruluşlarının baskısından dolayı kamuoyu oluşturuyor. Basında çıkan haberlerde az da olsa olumlu etki yapıyor. Bu konuyu her zaman canlı tutmak lazım. Neden derseniz, 3 sene önce Bulgaristan’da Türkçe öğrenim gören çocuk sayısı 7 bindi, bugün 10 bini geçti.

Halk da bilinçleniyor, azınlık da hakkını arıyor. Gidiyor okul müdürüne, ‘dilekçe verdim, çocuğumu neden okutmuyorsun’ diyor. Bu, biraz uzun bir süreç.”

 

Kaynak: Anadolu Ajansı