Bulgaristan Siyasetinde Yeni Bir Nefes

İki haftalık bir maratonun ardından Bulgaristan yeni Cumhurbaşkanını seçti. Bu seçimde General Radev ipi göğüsleyen isim oldu. Bu sonucun hayırlı olmasını diliyorum. Esas itibariyle de bu seçimlerde DOST Partisi ve HÖH arasındaki mücadeleye değinmek istiyorum. Bu mücadele Bulgaristan’da olduğu gibi Türkiye’de de devam etti.

Genel Başkanlığını yürüttüğüm Bal-Türk, bağlı olduğu Federasyon (BGF) ve Konfederasyon (RBTK) yönetim organları ile eş güdümlü olarak bu siyasi mücadelede Türk azınlık ve Bulgaristan halkının menfaatleri için DOST Partisi’ni tercih ettiğimizi ve desteklediğimizi açıkladık. Seçimlerin sonucunda temsil ettiğimiz Kocaeli de verdiği oylar ile bizim yanımızda olduğunu gösterdi.

Lakin bu süreçte çok nahoş şeyler de yaşadık. Gerek şahsıma gerekse tüzel kişiliğini temsil ettiğim derneğimize hakaretler ve küfürlerin yanı sıra daha nice adaptan yoksun saldırılara maruz kaldık. Biz şunu iyi biliyorduk; küfretmek, sövmek-saymak, hakaretlerde bulunmak, kendi değerlerini savunamayan ya da değer yoksunu aciz ve zayıfların kullandığı bir usuldür. Biz anlatma, izah etme ve ikna tarzını DOST Siyaseti için kullanırken, birileri de para, baskı ve tehdidi siyaset yapma aracı olarak kullandı. Daha önce kamuoyu önünde ifade ettiğim gibi “baskıyı, tehdidi siyaset aracı olarak tercih etmiş bir parti bitmişliğini, sona yaklaştığını ilan etmiştir”.

HÖH kurulduğundan bu yana ayrılanlar, yeni parti kuranlar oldu. Bunu en son 2013 yılında yaşadık. Ancak hiçbirisi taban bularak HÖH’e alternatif olamadı. Gerekçeleri ne kadar haklı olursa olsun halk nezdinde yer edinemediler. Ancak 2015 yılı Aralık ortasında başlayan ve sonuna doğru Genel Başkan Lütvi Mestan’ın partiden ihracı, öncekilerden farklı oldu. Türk azınlık ve Türkiye’de yaşayan göçmenler Mestan’ı yalnız bırakmadı, sahip çıktı. Zira Mestan, HÖH’ü dönüştürüyordu ve birilerini rahatsız etmişti.

Bu olaylardan sonra kurulan DOST Partisi tüm engelleme ve karalama çabalarına rağmen, adeta engelli koşu güzergâhında, yoluna devam ediyor. Önce önüne mahkeme engeli çıktı, aştı. Siyaset yapmak için halka indi, halk tehdit edildi. Ancak durmadı teşkilatlandırma çalışmalarına devam etti.

Türkiye’de DOST Partisi milletvekillerinin göçmenlerle bir araya gelebildiği, kendilerini anlatabildikleri her yerde çok yüksek oy aldılar.  Buradan çıkan sonuç şu, halk ile temas etmek sonuç veriyor. Halkımız, halka hizmet için yola çıkan DOST’u anlıyor. Kendilerine gelmelerinden memnun, yeni bir siyasi hareketin gerekliliğinin hatta bunun siyasi hareketten öte bir dava olduğunun farkında… Hatta çok kişiden şunu işittim: “…ya bu vekiller güzel Türkçe konuşuyor, öncekiler böyle değildi. Zaten gelmiyorlardı da gelince de konuşamıyorlardı. Bunlar bize derdiniz var mı diye soruyorlar.”

Bugüne kadar kendi özel hayatında doğru düzgün Türkçe konuşmayandan Bulgaristan’da Türkçe eğitim için destek istedik. Milletimize iade edilmeyen vakıf malları ve araziler konusunda “hiçbir çalışmamız yok” diyenlerden destek istedik vs. Artık bu taleplerimizin bir karşılığı var. Otuzaltıdan çıkmayan ses altıdan çıkıyorsa, ümit var.

DOST Partisi bu seçimlerde Bulgaristan siyasetinde var olduğunu, var olmaya devam edeceğini göstermiştir. Bulgaristan halkı için hayırlı olsun. Gittiği yolu bilen bu ekibi tebrik ediyorum. Ancak engelli koşunun daha başı… koşmaya, engelleri atlaya atlaya hedefe doğru gitmeye devam. Bu siyaset Bulgaristan siyasetini olumlu yönde etkileyecektir. Zira Bulgaristan siyasetine giren yeni nefestir bu… Bu yeni nefesin adı DOST Partisi’dir.

b.colakoglu@balturk.org.tr

İLGİNİ ÇEKEBİLİR

Boğma Harekâtı…

Osmanlı-Rus Harbi’nden sonra Bulgaristan önce özerk prenslik, Balkan Harbi’nden sonra da bağımsız oldu. Osmanlı yadigârı …