Borisov’a istifa ettiği için eleştiri

Balkanlardan Haberler Haberler

Bulgaristan’ın merkez sağ partisi Çarşamba günü istifasını sunarak ülkede erken seçimlerin yapılmasına zemin hazırladı.

Eski Bulgaristan Başbakanı İvan Kostov, merkez sağ iktidar partisi GERB’in ülkede yaygın yoksulluk ve yüksek temel hizmet faturaları gibi bazı önemli sorunların çözüm beklediği bir dönemde istifa etmemesi gerektiğini ileri sürerek Başbakan Boyko Borisov’un istifasını eleştiriyor.

Sağ görüşlü güçlü bir Bulgaristan için Demokratlar partisinin Genel Başkanı Kostov, “Borisov ülkenin yönetimini Bulgar Sosyalist Partisi BSP ve Türk Haklar ve Özgürlükler Hareketi HÖH’e bırakıverdi.” dedi.

“Açıkça kontak anahtarını atıp kaza yapmış bir otomobili terk eden bir sürücü gibi davranıyorsunuz. GERB’in iktidarı bir sağ iktidar değildi; sahtekârlıktı. Borisov’un sorumluluğu HÖH’e yükleme girişimi başarılı olmayacak.”

Borisov, ülke çapında düzenlenen ve bazıları şiddetle sonuçlanan protesto gösterilerinden 10 gün sonra, 20 Şubat Çarşamba günü görevinden istifa etti.

Balkan ülkesinin 240 sandalyeli tek kamaralı parlamentosundaki milletvekilleri, hükümetin istifasını Perşembe günü 209’a karşı 5 olarak oyladı.

MRF Genel Başkanı Lyutvi Mestan siyasilerin zaman kaybetmemesi ve geçici bir kabine kurması gerektiğini ileri sürdü. Mestan, erken seçimlerin 28 Nisan’da yapılmasını tavsiye etti.

Parlamentoya hitaben yaptığı konuşmada Mestan, “İstifanın, sadece GERB değil, başka hiçbir siyasi gücün 41. Ulusal Meclisin görev süresi dahilinde hükümet kurmaya kalkışmayacağına dair net bir teminatla birlikte gerçekleşmesi, kritik önem taşımaktadır.” dedi.

Bu ay düzenlenen protestoların konusu yüksek elektrik fiyatları ve elektrik dağıtım şirketleriyle ilgili şikayetlerdi. Pazar, üç şirket arasında bölünmüş durumda: batıda Çek Cumhuriyeti’ne ait CEZ, kuzeydoğuda Energo-Pro ve ülkenin güneydoğusunda Avusturyalı EVN.

Zamanla bu yürüyüşler, göstericilerin son 23 yıldır ülkeyi yöneten bütün partileri yoksulluğu sürdürmekle suçladığı hükümet karşıtı protesto gösterilerine dönüştü.

Borisov Salı günü, gelecek aydan itibaren elektrik tarifelerinde yüzde 8’lik olası bir indirim de dahil olmak üzere bir takım tedbirler aldığını açıkladı. Başbakan ayrıca, CEZ’in Bulgaristan’daki işletme lisansını ihlal ettiği yönündeki bir takım iddiaları öne sürerek, ülkenin şirketin lisansını iptal etme yönünde harekete geçeceğini de kaydetti.

Ancak Salı günü Sofya’daki gösterilerin, göstericilerle polis arasında çıkan çatışmalarda 25 kişinin tutuklandığı ve en az 14 kişinin yaralandığı şiddet olaylarına dönüşmesinin ardından, Borisov bunun yerine Çarşamba günü, Temmuz ayında gerçekleşmesi planlanan olağan parlamento seçimlerine beş aydan kısa bir süre kala istifasını sundu.

Bazı uzmanlar, yatırımcılar Temmuz ayındaki seçimlerin sonuçlarından zaten emin olamadıkları için, hükümetin istifasının Bulgaristan ekonomisi üzerinde çok az bir etki yaratacağını ileri sürdü.

Merkezi Sofya’da bulunan Industry Watch danışmanlık şirketi analistlerinden Luchezar BogdanovSETimes‘a sunduğu yorumlarında, “Doğal olarak, her türlü siyasi istikrarsızlık, başta uzun vadeli yatırım planları açısından olmak üzere, iş yapma riskinin arttığı yönünde bir his yaratır.” diyerek şöyle devam etti: “Ancak bir yanda, son haftalarda gerginliğin yükseldiğini de unutmamalıyız. Diğer yanda da, özellikle kabul edildikleri takdirde, ürkütücü görünen siyasi fikirlerin ortaya atıldığını gördük – ekonomik popülerizm yayılmaya başlamıştı bile.”

Bir sonraki adıma, Temmuz seçimlerine kadar hükümeti yönetmek üzere parlamentoda temsil edilen başka bir partiyi önerecek olan Cumhurbaşkanı Rossen Plevneliev öncülük edecek. Bu başarılı olmazsa, Plevneliev, özel bir seçim planlamakla görevli bir kayyum hükümeti kuracak.

Sofya’daki Yeni Bulgar Üniversitesi Siyasal Bilimler Siyaset Sosyolojisi ve Kültür Bölümü öğretim üyesi Antoniy Galabov’a göre, hükümetin istifası “ülke için iyi bir hamle olmadı”.

SETimes‘a konuşan Galabov, “Muhtemelen, bir sonraki seçimleri düzenlemek üzere Cumhurbaşkanı tarafından atanan bir kayyum hükümete doğru gidiyoruz.” diyerek, ülkede işlerin “durma noktasına gelmesinden korktuğunu” belirtti.

Galabov, “Bu gibi durumlarda, devlet idaresi genelde hamle yapmamayı tercih eder, bu da şu anda gerekli olan şeyin, yani reform sürecinin en yüksek seviyede hızlandırılmasının tam tersidir.” dedi.

SETimes.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir