Belgrad ve Priştine hareket özgürlüğü konusunda anlaştı

Balkanlardan Haberler

Belgrad makamları Priştine ile imzaladıkları ilk anlaşmaları Kosovalı Sırpların yaşamlarını iyileştirilecek bir başarı olarak sunmaya çalışırken, muhalefet bunları milli menfaate zarar verici ve Kosova’nın bağımsızlığını tanıma yönünde atılmış ilk adım olarak nitelendirdi.
Brüksel’deki müzakerelerin tamamlanmasından sonra konuşan Sırp hükümeti heyeti başkanı Borislav Stefanoviç, diyaloğun “Kosova’nın bağımsızlığının açık veya dolaylı şekilde tanınması anlamına gelmediğini” söyledi. Priştineli mevkidaşı Edita Tahiri’nin, Brüksel’den çıkan sonucun “Sırbistan’ın Kosova’yı tanıması yönünde atılmış ilk adım” olduğu yönündeki sözlerini yorumlayan Stefanoviç, bu tür iddiaların doğru olmadığını söyledi.
Gazetecilere verdiği demeçte “Edita Tahiri bunu iç baskılardan ve Kosova muhalefetinden gelen büyük baskılardan ötürü söylemiştir.” diyen Stefanoviç, Sırbistan’ın Kosova vatandaşlarına kimlik ve araç plakaları düzenlemeye devam edeceğini de sözlerine ekledi.
Anlaşmaya göre, Kosova vatandaşları Kosova kimlikleriyle Sırbistan’a girebilecekler fakat Sırp polisi onlara özel bir belge verecek. Belgrad Kosova tarafından çıkarılan belgeleri tanımayı reddettiği için, aynısı sürücü belgeleri içinde yapılacak. Kosovalı araç sürücüleri, araçlarında Kosova armasına sahip plakalar varsa, Sırbistan’a girerken Sırp polisinden geçici araç plakaları almak zorunda kalacaklar.
İmzalanmamış durumdaki anlaşmaların uygulanmasına ilişkin kararların, şimdi Belgrad ve Priştine hükümetleri tarafından kabul edilmesi gerekiyor. Bunların 1 Kasım itibarıyla başlama olasılığı olan uygulaması, AB, Sırbistan ve Kosova’dan temsilcilerden oluşan bir grup tarafından izlenecek.
Stefanoviç anlaşmaları Kosovalı Sırpların yaşamlarını iyileştirmenin bir yolu olarak sunmaya çalışsa da, muhalefet onu şiddetle devletin çıkarlarını çiğnemekle suçladı. Muhalefetteki Sırbistan Demokrat Partisi genel başkan yardımcısı Slobodan Samarciç SETimes’a verdiği demeçte, “Yasadışı Kosova devletiyle yapılan anlaşmalar, Sırbistan Anayasası ve 1244 Sayılı BM Güvenlik Konseyi kararına aykırıdır ve Sırbistan’ın egemenliğinin üzerine kurulduğu hukuki belgelerin ihlalidir.” dedi.
Analistlerse anlaşmalara farklı tepkiler gösterdi. Belgrad Üniversitesi Siyasi Bilimler Fakültesi öğretim üyesi Predrag Simiç SETimes’a verdiği demeçte, anlaşmaların yapılmasının iyi bir şey olduğunu ve AB’nin “Belgrad ve Priştine’nin bu hareketini kesinlikle onaylayacağını” söyledi. Anlaşmaların Kosova’nın dolaylı şekilde tanınması olup olmadığı sorusuna ise Simiç, “Belgrad, Priştine ile diyalogda kırmızı çizgilerin neler olduğunu çok iyi biliyor. Sırp hükümeti bunları aşmayacaktır.” şeklinde yanıt verdi.

Ancak Kosova Uzlaşması projesi müdürü Aleksandar Mitiç SETimes’a verdiği demeçte, bunun nihai tanıma yolunda atılmış bir adım olduğunu söyledi.
Mitiç, “Ratko Mladiç tutuklandığından beri, Washington ve Brüksel’in Sırbistan’ın AB üyeliğini Kosova ile iyi komşuluk ilişkileri kurmasına bağlayan ve giderek daha da artan baskılarına tanık olduk. Anlaşmalar da, Kosova’nın tanınmasına dair sürüncemedeki süreçte atılmış mantıklı bir adım.” dedi.
Anlaşmalar, Kosovalı Sırplar tarafından da farklı şekillerde algılandı. Kosova makamlarının hiçbir yetkiye sahip olmadığı Kuzey Kosova’da yaşayan Sırpların temsilcilerinden Milan İvanoviç, anlaşmaların Sırp nüfusu açısından zararlı olduğunu ve Priştine’nin devlet olarak konumunu daha da pekiştirdiğini söyledi. Belgrad medyasına verdiği demeçte İvanoviç, “Sırbistan’ın Kosova’dan vazgeçmekte olduğu ortada, bu da Avrupa Birliği adaylığı uğruna Kosova’dan vazgeçmek demek.” dedi.
Arnavut enklavlarında yaşayan Sırpları temsil eden Rada Trajkoviç ise, anlaşmaların Kosova’daki vatandaşlara yardımcı olacağını söyledi. Trajkoviç, “Anlaşmalardan sonra Sırbistan’ın, uluslararası toplumun da desteğiyle, Kosova sorunuyla ve yerel Sırpların yaşam koşullarının iyileştirilmesi konusunda itibarı artacak.”
SETimes.com

Bir Cevap Yazın