Atatürk’ün son nöbetçisi

Söyleşiler Ülkemizden Haberler

Arife günü… Zonguldak’ın Alaplı ilçesindeki Ormanlı beldesinde yaşıyor dediler Şaban Dede için. 2 saatlik arayışın ardından Şaban Dede’yi merkeze birkaç kilometre uzaklıkta buldum. Oğlu Mehmet, köyün tek koltuklu asırlık berberine götürmüş babasını. Bayram tıraşı yaptırıyor. 97 yaşındaki Şaban Kalmaz’ın önemli bir sağlık sorunu yok ancak yürümekte zorlanıyor. Bazen anlatmakta da zorlanıyor. Fakat 1938 Kasım’ı Atatürk’ün cenazesinin başında saatlerce nöbet tuttuğu anı ve Cumhuriyet tarihinin tek mareşal ünvanına sahip Fevzi Çakmak ile tanışmasını unutmuyor. Ereğli’de madencilik üzerine tez çalışması yapan bir tarih öğretmeni tesadüf eseri 1914 doğumlu Şaban Kalmaz’dan öyküsünü dinlemiş. Şaban Dede Alman donanmasından Osmanlı’ya geçen Yavuz Zırlısı’nda 4 yıl askerlik yaptığını ve Atatürk’ün cenazesinde nöbet tutan 12 askerden biri olduğunu anlatmış.

Karadeniz Bölge Komutanı’nın ve Kdz. Ereğli’deki üst düzey askerlerin geçen yıl kasım ayında ziyaret ettiği Şaban Dede anılarını yöresine has şivesiyle şöyle anlatıyor: “Çanakkaleharbinde Yavuz’la gemileri batırmışlar. Kilitbayır gibi ölenlerin hesabı yok. Atatürk ‘Benim ölüm bassın Yavuz’a’ demiş. Öylelikle geldi Yavuz’a. İstanbul’dan aldık İzmit’e verdik. 12 asker başında nöbet bekledik. Subaylar arkamızdaydı. İzmit’e gündüz götürdük. Yavuz kömür yakıyor. Kömür dumanının peşinde diğer devletlerin gemileri takip etti. Gelen gemilerin ucu bucağı yoktu. Atatürk’ün merasimine geldiler. Tabutu biz taşıdık. Atatürk demek ne demek. Hepimiz ağladık. Sürekli bando marş çaldı.”

Alman Donanması’ndan satın alınarak Osmanlı’ya geçen, eski adı Goeben olan Yavuz Zırhlısı hakkında da bilgiler veren Şaban Dede şöyle devam ediyor: “Yavuz, 7 katlıydı. 186 metre boyu var. 10 bölük asker vardı. Ben motorda duruyordum. Erzak getirip götürüyordum. Harp zamanı top başındaydım. 4 yıl askerlik yaptım. 15 Nisan 1938’de gittim, 1942‘de geldim. Kasımpaşa’da eğitim gördüm. Okmeydanı’nda hiç ev yoktu. Talim ederdik Okmeydanı’nda. Yavuz’da 2 paşa vardı.”

‘Çalıştır motoru oğlum’ 
Şaban Dede anılarını anlatırken bir dönemYavuz’a denetlemek için Fevzi Çakmak’ın geleceğinin söylendiğini, ancak 2 gün beklemelerine rağmen gelmediğini söylüyor. Şaban Dede sonrasında yaşadıklarıını şöyle anlatıyor: “Mareşal gelmedi, Büyükçekmece’ye birini götürdüm bekliyorum orada. Sivil giyimliydi, terfisini merfisini göremedim. Tek mareşal o. İri yarı bir adam. Yakışıklı bir adam. Rasgele geldi. Mareşalim amiral motoruna haber edeyim’ dedim. Ettirmedi. ‘Amiral motoru da, komutan motoru da var’ dedim. Benimki yük motoru. ‘Çalıştır oğlum motoru’ dedi.

Yanıma oturdu. Benden ter akıyor. Gemiye götürdüm. Yüzbaşı bir gördü… Anacum… ‘Niye haber vermedin bana’ dedi. Büyük adamlar gelince fors takılıyor. Fors olmayınca elle işaret ediliyor. Gemiden anlarlardı. Fevzi Çakmak işaret edeceğimi anladı, yaptırmadı. Asker yemekteydi, ayağa kalktılar. Birkaç askerin yemeğinden de yedi.”

Radikal

 

Bir Cevap Yazın