Arnavutluk-Kosova antlaşması eski kuşkuları alevlendirdi

Balkanlardan Haberler Haberler
İçeriği Paylaş

Yurtdışında Arnavutluk ve Kosova’nın konsolosluk hizmetlerini birleştirme yönündeki bir antlaşma, Balkanlar’ın bazı kesimlerinde antlaşmanın “Büyük Arnavutluk” düşüncesini gerçekleştirmeye yönelik bir adım olduğu yönünde kaygılara yol açtı.

Antlaşma Arnavutluk Başbakanı Sali Berişa’nın kabinesi tarafından 20 Ekim’de onaylandı. Hükümet, antlaşmanın iki ülkenin konsolosluk masraflarını yarıya indireceğini ileri sürdü.

“Arnavutlar kendilerini Tiran’da da Priştine’de de aynı hissetmeli.” diyen Berişa, gümrük ve vergi alanlarının yanı sıra sıra eğitim, toplum, kültür ve çevre sektörleri ile “diğer her şeyde” de benzer antlaşmalar yapılması yönünde çağrıda bulundu.

Başbakan, “Arnavutluk ve Kosova vatandaşları arasındaki bürokratik engelleri azaltmak için, işbirliğini aynı yasal çerçeve ve uygulamalar kapsamında güçlendirmek zorundayız.” dedi.

Priştine merkezli Balkan Politika Enstitüsü’nün Başkanı olan Kosovalı analist Seb Bitiki de Tiran’ın savlarını yineledi.

SETimes’a konuşan Bitiki, “Kosova ve Arnavutluk, her yerde konsolosluk kuracak kaynaklara sahip olmayan küçük ülkeler.” diyerek şöyle devam etti: “Bu antlaşma onlara vatandaşlarına daha iyi hizmet verme olanağı sağlıyor. Benzer antlaşmalar, giderleri kısmak gerektiğini düşünen daha zengin ülkeler arasında bile sık görülüyor.”

Slovenya ile ortak konsolosluk temsiline ilişkin bir antlaşma imzalayan Makedonya ve Karadağ Dışişleri Bakanları SETimes’a verdikleri demeçte, her ülkenin kendi iç ve dış işlerini yürütme hakkına saygı duyduklarını söylediler.

Makedonya Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, “Bölgesel işbirliğini ilerletmeye yönelik her türlü girişimi hoş karşılıyoruz.” ifadesine yer verilmekle birlikte, “yapılan açıklamalar ve Kosova ve Arnavutluk arasındaki ilişkiler hakkında yorum yapılmayacağı” belirtildi.

Dışişleri Bakan Yardımcısı İvan Miliç SETimes‘a verdiği demeçte, “Bunun Karadağ’ı neden rahatsız ettiğini anlamıyorum.” dedi.

Makedon diplomasi uzmanı Lazar Lazarov, bu tür antlaşmaların göze çarpanlardan daha fazla olduğu konusunda uyardı.

SETimes‘a konuşan Lazarov, “Birinci aşamada uzlaşma, ortak gümrük ve ekonomi yer alır, fakat bu sürecin ikinci aşaması genelde birleşmedir.” diyerek şöyle devam etti: “Bu şartlar altında Kosova’nın devlet olma özelliğini koruması güç olacaktır. Gerek Arnavutluk gerekse Kosova, ilk olarak 1878 yılında telaffuz edilen ‘Büyük Arnavutluk’ projesi için çalışıyor gibi görünüyor.”

Lazarov, Arnavut siyasi örgütü Prizren Birliği tarafından öne sürülen ve 19. yüzyılda Kosova, Sırbistan, Karadağ, Makedonya ve Yunanistan’a dağılan Arnavutları tek bir devlet çatısı altında birleştirmeyi hedefleyen plana atıfta bulunuyor.

Kosova, 2008 yılı bağımsızlık bildirgesinde komşularının toprak bütünlüğüne ve Martti Ahtisaari’nin Kosova’nın statüsü meselesine getirdiği ve BM tarafından da onaylanan planda belirtilen sınırlara tam saygı gösterme vaadinde bulunmuştu.

Belgrad merkezli TransConflict örgütünün kurucularından Ian Bancroft, Ahtisaari Planı’nda Kosova’nın başka bir devletle birleşemeyeceğinin açıkça belirtildiğini, bu yüzden de Berişa’nın niyetinin büyük endişeyle karşılanması gerektiğini savunuyor.

SETimes‘a konuşan Bancroft, “Priştine’deki hükümet Ahtisaari Planı’nın bu önemli unsuruna uymayacaksa, sunulan diğer güvenlik tedbirlerine de uymasını beklemek zor olur, bu da Kosovalı Sırplar ve diğer Arnavut harici nüfuslar arasındaki güvensizliği daha da besler. Bu yüzden, özellikle AB’nin bu tür adımlara yönelik eleştirilerinde daha açık olması gerekir.” dedi.

Yetkili, söz konusu anlaşmanın bölgede Arnavut etnik-ulusal kimliğinin müdafaasıyla ilgili mevcut kaygıları daha da artırdığını sözlerine ekledi. “Güney Sırbistan’daki nüfus sayımı boykotunu, Makedonya’daki nüfus sayımı iptalini ve Arnavutluk içindeki etnik azınlıkların sayısı konusunda ortaya çıkan gerginlikleri kısmen motive etti ve Karadağ ve Yunanistan gibi komşu ülkelerde güvensizliği teşvik etme olasılığı da yüksek.”

Kosova’nın hâlâ bir BM protektorası olduğunda ısrar eden Sırp hükümet sözcüsü Milivoje Mihajloviç, SETimes’a dile getirdiği yorumlarında, Belgrad’ın 1244 sayılı BM Güvenlik Konseyi Kararına uygun olmayan hiçbir girişimi destekleyemeyeceğini söyledi.

Bitiki’ye göre, konsolosluk antlaşması, özellikle “Arnavutluk ve Kosova’ya komşu ülkelerdeki marjinal siyasiler” arasında “‘Büyük Arnavutluk’ hakkındaki paranoya”yı körükleyebilir.

“Diğer anlaşmalar konusunda, ticari ve ekonomik işbirliğinin artmasının sonucu olarak daha fazla entegrasyon bekleyebiliriz.” diyen Bitiki, Kosova ile Arnavutluk arasındaki işbirliğini güçlendirmeye giden yolun dikenli olabileceğini sözlerine ekledi.

Bitiki, “Aynı zamanda, AB üyelik yolunda ilerleme kaydedilmediği için, iki ülke arasında ve Makedonya ve Karadağ gibi başka ülkelerle entegrasyonun artması yönünde siyasi ve toplumsal baskı artacaktır.” dedi.

Southeast European Times için Sofya’dan Svetla Dimitrova’nın haberi


İçeriği Paylaş

1 thought on “Arnavutluk-Kosova antlaşması eski kuşkuları alevlendirdi

  1. büyük arnavutluk yoktur doğal arnavutluk vardır kosova makedonya arnavutluk çamerya preşeva ulqin dir arnavutluk şu an kalplerde birleşiktir zaten illaki resmiyettede öyle olacaktır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.