Bal-Türk Feshane’deydi

Bakan Çelik, korku, endişe ve içe dönük bir hesaplaşma üzerine politikalardan vazgeçildiğini belirtti. Çelik, artık sınırlarımız misak-ı milli sınırları ile sınırlı değildir dedi. Dışişleri Bakanı Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu’nun Balkan açılımından sonra dış Türklerden sorumlu Devlet Bakanının Balkan derneklerine yönelik iftarı bu açılım ekseninde değerlendirilebilir.
Bal-Türk’ten iftara geniş katılım
Devlet Bakanı Faruk Çelik, Balkan eksenli dernek ve vakıfların temsilcilerine, İstanbul Feshane Kongre ve Kültür Merkezi’nde iftar yemeği verdi. İftara Kocaeli’den de Balkan Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği yöneticileri de katıldı. İftarda Bal-Türk Genel Başkanı Bülent Karagöz, Başkan Yardımcıları Dr. Bayram Çolakoğlu, Dr. Nihat Üstüner, Halit Meriç, Genel Sekreter Harun Eneç, Genel Sekreter Yardımcısı Fahrettin Erdik, Derince Şube Başkanı Refik Çetin, Körfez Şube Başkanı İlhan Topaloğlu ve Gebze Şube Başkanı Rahim Madenci ile Gebze Şubesinden diğer yöneticilerde yerini aldı.
Bakan Çelik, yemeğin ardından yaptığı konuşmada barış, hoşgörü ve kardeşlik duygularının doruğa çıktığı Ramazan ayının tüm İslam âlemine ve insanlığa huzur getirmesini temenni etti.
Balkanlar’da 14. yüzyılda başlayan varlığın bugün de tazeliğini ve heyecanını korumaya devam ettirdiğini dile getiren Çelik, ”Atalarımızın kurduğu engin hoşgörüye dayanan medeniyetimiz tarih boyunca yıkmak, ötekileştirmek, kan ve gözyaşı üzerine kurulmamış, sevgi ve barış anlayışını benimsemiştir” diye konuştu.
”Medeniyetimizi bütün ihtişamıyla bugüne taşıyorsak bunun altında ağlatan değil, gözyaşlarını silen, ayrıştıran değil, kucaklaştıran bir yönetim anlayışı bulunuyor” diyen Çelik, Osmanlı idaresinde geçen 500 yıl boyunca barışın ve huzurun hakim olduğunu söyledi. Çelik, o dönemde herkesin inancını yaşadığı Balkanlar’da 20. yüzyılın sonunda üstelik çağdaş dünyanın çağdaş değerlerinin gözü önünde yaşanan insanlık dışı olayların herkesin hafızasında olduğunu kaydetti.
Zalimler hep geçici olmuştur
Tarihin de gösterdiği gibi zulüm yapanların yani zalimlerin gelip geçici olduğunu belirten Çelik, şöyle konuştu:
”Ama sevginin ve hoşgörünün varisleri olan bizler dün olduğu gibi bugün de medeniyetimizle Bosna’dayız, Kosova’dayız, Makendonya’dayız, Bulgaristan’dayız ve bundan sonra da olmaya devam edeceğiz. Balkan coğrafyasındaki varlığımız bizim için vazgeçilmezdir.
Orta Asya ne kadar ata yurdumuz ise Balkanlar da o kadar ata yurdudur. Zira Osmanlı devleti bir o kadar da Balkan devletidir. Balkanlar’da edindiği tecrübe onun cihangir devletine önemli bir katkı sağladı. Balkanlar’daki varlığımız Osmanlı’nın en önemli miraslarından biridir.”
Orta Asya’dan Kafkaslar’a, Ortadoğu’ya ve Avrupa’ya kadar bütün tarihi mirasa sahip çıkmaya gayret ettiklerini dile getiren Çelik, bu mirasın en önemli katkılarından birinin 500 yıllık yurt olan Balkanlar olduğunu aktardı. Ata yurdu Balkanlar’a sahip çıkma adına çok acılar çekildiğini ifade eden Çelik, ancak sahipsiz bırakılmadığını ve bırakılmayacağını ifade etti. Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:
”Korku, endişe ve içe dönük bir hesaplaşma üzerine kurulu politikalardan Türkiye artık vazgeçmiştir. Türkiye artık kabuğunu delmiştir. Türkiye’nin vizyonu artık Misak-ı Milli sınırları sınırı değildir. Türkiye artık bir başka bakıyor. Sizler artık bir başka türlü bakıyorsunuz. Ecdadın farkındasınız. Birinci Murad’ın farkındasınız. Mustafa Kemal Atatürk’ün farkındasınız. Onun için içe dönük meselelerden Türkiye elini sıyırmalı ve üzerine düşen büyük sorumlulukların ötesinde peşinde koşmalıdır herkes… Bu konuda fikir ve gönül birliği yapmalıyız.”
Balkanlar yönelik yeni bir oluşum
Devlet Bakanı Çelik, Balkan Araştırma Enstitüsü kurulması amacıyla çalışma yapıldığını ve Bizzat Başbakanın talimatıyla Balkanlara yönelik yeni bir oluşumun çalışmalarının başlatıldığı müjdesini verdi.
Devlet Bakanı Kavaf
Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf da Balkanlar’dan göç eden Türkler’in vakıf, dernek ve federasyon ve konfederasyon çatısı altında örgütlenmelerinin Türk hükümetlerinin dikkatlerini Balkanlar’a yöneltmesinde çok etkili olduğunu kaydetti.
Kendisi de aynı zamanda Bulgaristan göçmeni olan Kavaf, Türkler’in ilk ana yurtları Orta Asya’dan sonra üç yerin vatanları haline geldiğini, bunların Anadolu, Kırım ve Balkanlar olduğunu ifade etti.
Bir coğrafyayı vatan kılmanın maddi varlık alemini aşan ve onun da ötesinde manevi varlık alemine dair eserlerin o coğrafyayı baştan sona bezediğini anlatan Kavaf, Balkanlar’ın son yıllarda yaşadığı acı ve gözyaşının yüreklerde hüzün ve derin izler bırakarak tarihe geçtiğini belirtti.
Hükümetleri döneminde Balkanlar’da yaşanan acıların izlerini ortadan kaldırmak amacıyla sivil toplum örgütleri ve soydaşlarla beraber çaba gösterdiklerini anlatan Kavaf, Bakanlık olarak da Batı Trakya’da yaşayan kadınlara yönelik pek çok çalışmayı gerçekleştirdiklerini söyledi. Kavaf, bu çalışmaların sadece Türkler için değil, tüm bölgenin barış ve huzuru için önemli katkılar sağlayacağına inandığını ifade etti. Kavaf, sözlerini şöyle sürdürdü:
”Balkanlar’da Türk olmanın ne demek olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz. Ecdadımızın bu topraklarda bıraktığı izler ve hatıralar tarihi tecrübemiz, soydaşlarımıza bu coğrafyalarda şüphesiz yeni imkânlar açacaktır.
Aradan geçen yedi yüzyıla, bu dönemin içindeki bütün örselenmelere rağmen bu temel halen mevcut ve çok sağlamdır. Balkanlarla olan siyasi ve kültürel ilişkilerimiz bir dönem kesildiği halde gönül bağımız derinleşerek devam etmiştir. Gelecek yıllar Balkan Türkleri ve Anadolu halklarının dostluk ve kardeşliğinin perçinlendiği mutlu zamanları da beraberinde getirecektir.”
Çelik’e Batı Trakya Türk Cumhuriyeti Bayrağı
Konuşmasının ardından Bakan Çelik’e Balkan dernekleri tarafından 1913’te kurulan, ancak sadece 55 gün varlığını sürdürebilen ilk Türk Cumhuriyeti olma özelliğini taşıyan Batı Trakya Türk Cumhuriyeti bayrağı Prof. Dr. Turan Yazgan tarafından Bakan Çelik’e hediye edildi.
Yemeğe, AK Parti İstanbul Milletvekili TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Burhan Kuzu, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe ile Balkan dernek ve vakıflarından çok sayıda temsilci katıldı.
Bal-Türk Heyeti Eyüp Sultan ve Sultan Ahmet’i de gezdi
Erken saatlerde İstanbul’a geçen Kocaeli Bal-Türk yöneticileri iftardan önce Eyüp Sultan Camii ve Türbesini de ziyaret etti. İftarın ardından Sultan Ahmet’teki Ramazan etkinliklerine de katılan heyet Sultan Ahmet meydanında çay içip yorgunluk attı.

Bakan Çelik, korku, endişe ve içe dönük bir hesaplaşma üzerine politikalardan vazgeçildiğini belirtti. Çelik, artık sınırlarımız misak-ı milli sınırları ile sınırlı değildir dedi. Dışişleri Bakanı Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu’nun Balkan açılımından sonra dış Türklerden sorumlu Devlet Bakanının Balkan derneklerine yönelik iftarı bu açılım ekseninde değerlendirilebilir. Bal-Türk’ten iftara geniş katılım
Devlet Bakanı Faruk Çelik, Balkan eksenli dernek ve vakıfların temsilcilerine, İstanbul Feshane Kongre ve Kültür Merkezi’nde iftar yemeği verdi. İftara Kocaeli’den de Balkan Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği yöneticileri de katıldı. İftarda Bal-Türk Genel Başkanı Bülent Karagöz, Başkan Yardımcıları Dr. Bayram Çolakoğlu, Dr. Nihat Üstüner, Halit Meriç, Genel Sekreter Harun Eneç, Genel Sekreter Yardımcısı Fahrettin Erdik, Derince Şube Başkanı Refik Çetin, Körfez Şube Başkanı İlhan Topaloğlu ve Gebze Şube Başkanı Rahim Madenci ile Gebze Şubesinden diğer yöneticilerde yerini aldı. Bakan Çelik, yemeğin ardından yaptığı konuşmada barış, hoşgörü ve kardeşlik duygularının doruğa çıktığı Ramazan ayının tüm İslam âlemine ve insanlığa huzur getirmesini temenni etti.
Balkanlar’da 14. yüzyılda başlayan varlığın bugün de tazeliğini ve heyecanını korumaya devam ettirdiğini dile getiren Çelik, ”Atalarımızın kurduğu engin hoşgörüye dayanan medeniyetimiz tarih boyunca yıkmak, ötekileştirmek, kan ve gözyaşı üzerine kurulmamış, sevgi ve barış anlayışını benimsemiştir” diye konuştu.
”Medeniyetimizi bütün ihtişamıyla bugüne taşıyorsak bunun altında ağlatan değil, gözyaşlarını silen, ayrıştıran değil, kucaklaştıran bir yönetim anlayışı bulunuyor” diyen Çelik, Osmanlı idaresinde geçen 500 yıl boyunca barışın ve huzurun hakim olduğunu söyledi. Çelik, o dönemde herkesin inancını yaşadığı Balkanlar’da 20. yüzyılın sonunda üstelik çağdaş dünyanın çağdaş değerlerinin gözü önünde yaşanan insanlık dışı olayların herkesin hafızasında olduğunu kaydetti.
Zalimler hep geçici olmuştur
Tarihin de gösterdiği gibi zulüm yapanların yani zalimlerin gelip geçici olduğunu belirten Çelik, şöyle konuştu:
”Ama sevginin ve hoşgörünün varisleri olan bizler dün olduğu gibi bugün de medeniyetimizle Bosna’dayız, Kosova’dayız, Makendonya’dayız, Bulgaristan’dayız ve bundan sonra da olmaya devam edeceğiz. Balkan coğrafyasındaki varlığımız bizim için vazgeçilmezdir.
Orta Asya ne kadar ata yurdumuz ise Balkanlar da o kadar ata yurdudur. Zira Osmanlı devleti bir o kadar da Balkan devletidir. Balkanlar’da edindiği tecrübe onun cihangir devletine önemli bir katkı sağladı. Balkanlar’daki varlığımız Osmanlı’nın en önemli miraslarından biridir.”

Orta Asya’dan Kafkaslar’a, Ortadoğu’ya ve Avrupa’ya kadar bütün tarihi mirasa sahip çıkmaya gayret ettiklerini dile getiren Çelik, bu mirasın en önemli katkılarından birinin 500 yıllık yurt olan Balkanlar olduğunu aktardı. Ata yurdu Balkanlar’a sahip çıkma adına çok acılar çekildiğini ifade eden Çelik, ancak sahipsiz bırakılmadığını ve bırakılmayacağını ifade etti. Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:
”Korku, endişe ve içe dönük bir hesaplaşma üzerine kurulu politikalardan Türkiye artık vazgeçmiştir. Türkiye artık kabuğunu delmiştir. Türkiye’nin vizyonu artık Misak-ı Milli sınırları sınırı değildir. Türkiye artık bir başka bakıyor. Sizler artık bir başka türlü bakıyorsunuz. Ecdadın farkındasınız. Birinci Murad’ın farkındasınız. Mustafa Kemal Atatürk’ün farkındasınız. Onun için içe dönük meselelerden Türkiye elini sıyırmalı ve üzerine düşen büyük sorumlulukların ötesinde peşinde koşmalıdır herkes… Bu konuda fikir ve gönül birliği yapmalıyız.”
Balkanlar yönelik yeni bir oluşum
Devlet Bakanı Çelik, Balkan Araştırma Enstitüsü kurulması amacıyla çalışma yapıldığını ve Bizzat Başbakanın talimatıyla Balkanlara yönelik yeni bir oluşumun çalışmalarının başlatıldığı müjdesini verdi.
Devlet Bakanı Kavaf
Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf da Balkanlar’dan göç eden Türkler’in vakıf, dernek ve federasyon ve konfederasyon çatısı altında örgütlenmelerinin Türk hükümetlerinin dikkatlerini Balkanlar’a yöneltmesinde çok etkili olduğunu kaydetti.
Kendisi de aynı zamanda Bulgaristan göçmeni olan Kavaf, Türkler’in ilk ana yurtları Orta Asya’dan sonra üç yerin vatanları haline geldiğini, bunların Anadolu, Kırım ve Balkanlar olduğunu ifade etti.
Bir coğrafyayı vatan kılmanın maddi varlık alemini aşan ve onun da ötesinde manevi varlık alemine dair eserlerin o coğrafyayı baştan sona bezediğini anlatan Kavaf, Balkanlar’ın son yıllarda yaşadığı acı ve gözyaşının yüreklerde hüzün ve derin izler bırakarak tarihe geçtiğini belirtti.
Hükümetleri döneminde Balkanlar’da yaşanan acıların izlerini ortadan kaldırmak amacıyla sivil toplum örgütleri ve soydaşlarla beraber çaba gösterdiklerini anlatan Kavaf, Bakanlık olarak da Batı Trakya’da yaşayan kadınlara yönelik pek çok çalışmayı gerçekleştirdiklerini söyledi. Kavaf, bu çalışmaların sadece Türkler için değil, tüm bölgenin barış ve huzuru için önemli katkılar sağlayacağına inandığını ifade etti. Kavaf, sözlerini şöyle sürdürdü:
”Balkanlar’da Türk olmanın ne demek olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz. Ecdadımızın bu topraklarda bıraktığı izler ve hatıralar tarihi tecrübemiz, soydaşlarımıza bu coğrafyalarda şüphesiz yeni imkânlar açacaktır.
Aradan geçen yedi yüzyıla, bu dönemin içindeki bütün örselenmelere rağmen bu temel halen mevcut ve çok sağlamdır. Balkanlarla olan siyasi ve kültürel ilişkilerimiz bir dönem kesildiği halde gönül bağımız derinleşerek devam etmiştir. Gelecek yıllar Balkan Türkleri ve Anadolu halklarının dostluk ve kardeşliğinin perçinlendiği mutlu zamanları da beraberinde getirecektir.”
Çelik’e Batı Trakya Türk Cumhuriyeti Bayrağı
Konuşmasının ardından Bakan Çelik’e Balkan dernekleri tarafından 1913’te kurulan, ancak sadece 55 gün varlığını sürdürebilen ilk Türk Cumhuriyeti olma özelliğini taşıyan Batı Trakya Türk Cumhuriyeti bayrağı Prof. Dr. Turan Yazgan tarafından Bakan Çelik’e hediye edildi.
Yemeğe, AK Parti İstanbul Milletvekili TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Burhan Kuzu, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe ile Balkan dernek ve vakıflarından çok sayıda temsilci katıldı.
Bal-Türk Heyeti Eyüp Sultan ve Sultan Ahmet’i de gezdi  Erken saatlerde İstanbul’a geçen Kocaeli Bal-Türk yöneticileri iftardan önce Eyüp Sultan Camii ve Türbesini de ziyaret etti. İftarın ardından Sultan Ahmet’teki Ramazan etkinliklerine de katılan heyet Sultan Ahmet meydanında çay içip yorgunluk attı.

Bir Cevap Yazın